Yeni Başbakan Andy Burnham, göreve başlamasının ardından geçen ilk 24 saat içinde kabinede önemli değişikliklere imza attı ve dikkat çekici politika kararları aldı.
Burnham'ın, Muhafazakar Parti'nin eski liderlerinden Keir Starmer'ın bazı yakın çalışma arkadaşlarını kabineden uzaklaştırma kararı sürpriz olarak karşılandı. Bu isimler arasında, daha önce savunma sekreterliği görevinden askeri harcamalar konusundaki anlaşmazlık nedeniyle istifa eden John Healey de bulunuyor. Healey'in yeni başbakanlık döneminde Maliye Bakanı olarak atanması, hem kendisi hem de parti içindeki diğer isimler için bir sürpriz oldu.
Yeni hükümetin ilk adımlarından biri, enerji faturalarındaki Katma Değer Vergisi'nin (KDV) düşürülmesi oldu. Bu adım, mevcut hükümetin hızlı hareket etme niyetini gösteriyor. Muhafazakar Parti bu vergi indirimini desteklese de, finansman kaynakları konusunda sorular yöneltiyor.
Kabinede yer alan diğer önemli isimler arasında, daha önce Starmer'ın liderliğini zayıflatan istifalarıyla bilinen yeni Savunma Bakanı Wes Streeting ve yeni Enerji Bakanı Miatta Fahnbulleh de bulunuyor. Bu isimlerin, Burnham'ın göreve gelmesinde rol oynayan eski muhalifler arasından seçilmesi, olası bir ödüllendirme olarak yorumlanabilir. Ancak aynı zamanda, bu kişilerin karmaşık görevleri üstlenebilecek yetenekli yöneticiler olarak görülmeleri de atamalarda etkili oldu.
John Healey'in Maliye Bakanlığı'na getirilmesi, Savunma Bakanlığı'ndaki üst düzey yetkililer tarafından memnuniyetle karşılandı. Maliye'de askeri harcamaların artırılmasına bağlı bir ismin bulunması, bu çevrelerde rahatlama yarattı. Ancak aynı kaynaklar, Healey'in dönüşünün kendileri için zorlu bir süreç olabileceğini de belirtti.
Bazı Muhafazakar Parti yetkilileri de Healey'in Maliye Bakanlığı'na atanmasını akıllıca bir hamle olarak değerlendiriyor. Eski bir Tory kabine bakanı, Healey'in Ed Miliband gibi olmamasının, saldırıya uğramasının zor olmasının ve maliye konusunda bilgili olmasının bu kararı desteklediğini ifade etti. Healey, Tony Blair döneminde beş yıl boyunca Maliye Bakanlığı'nda görev yapmıştı.
Burnham'ın kabine dışı bıraktığı isimler arasında yer alan eski Başbakanlık Genel Sekreteri Darren Jones'un, enerji faturaları politikası hakkındaki eleştirileri, hükümet içinde tam bir uyumun olmayabileceğine işaret ediyor. Bir İşçi Partisi milletvekili, Burnham tarafından görevden alınanların üç gruba ayrılabileceğini belirtti: siyasi görüşleri nedeniyle ayrılanlar, yetersiz bulunanlar ve parti içinde sevilmeyenler.
Westminster'da kulislerde, Andy Burnham'ın kamuoyu anketlerindeki olası yükselişten faydalanarak erken genel seçim kararı alabileceği konuşuluyor. Reform lideri Nigel Farage da bu yönde bir çağrıda bulunuyor ve Burnham'ın bir yetki devri olmadan seçime gitmesinin gerekliliğini savunuyor. Ancak Farage'ın kendi mali durumu ve ara seçimle karşı karşıya olması, Burnham'ın erken seçim kararı alması durumunda Farage'ın başbakan olma şansını kaçırabileceği endişesini taşıyor.
Diğer partiler de olası bir erken seçim hazırlıklarına başladı. Liberal Demokrat Parti'den üst düzey bir yetkili, hazırlıklara başladıklarını belirtti. Andy Burnham ise şimdilik erken seçim ihtimalini dışlamış görünüyor. Böyle bir karar, koltuklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya olan bazı İşçi Partisi milletvekillerini kızdırabilir. Ancak aynı zamanda, yeni başbakana daha radikal politikalar için yeni bir yetki alma ve beş yıllık görev süresini güvence altına alma fırsatı sunabilir.