Biruni Üniversitesi bünyesinde yürütülen uluslararası bir araştırma, Alzheimer hastalığı ve hafif bilişsel bozukluğun günlük olayları anlamlandırma becerileri üzerindeki etkilerini inceledi. Cortex bilimsel dergisinde yayımlanan çalışma, bireylerin günlük yaşam rutinlerini yönetme kapasitelerini mercek altına aldı.
Bilişsel İşlevler ve Günlük Rutin İlişkisi
Araştırma kapsamında sağlıklı yaşlılar, hafif bilişsel bozukluğu olanlar ve erken evre Alzheimer hastalarından oluşan toplam 54 katılımcı analiz edildi. Katılımcılara çeşitli günlük yaşam olaylarını içeren karışık görseller sunularak, bu görselleri doğru sıraya koymaları ve olayı tanımlamaları istendi. Yapılan testlerde, bilişsel işlevlerdeki azalmanın olayları doğru anlama becerisini doğrudan etkilediği gözlemlendi.
Doç. Dr. Fenise Selin Karalı tarafından yapılan değerlendirmede, beynin günlük olayları küçük adımlara ayırarak anlamlı bir bütün oluşturduğu ifade edildi. Karalı, çay hazırlama veya yemek yapma gibi süreçlerin birçok küçük adımın doğru sırayla uygulanmasını gerektirdiğini belirtti. Alzheimer hastalarında sadece ayrıntıların unutulmadığı, aynı zamanda olay bütünlüğünü kurma ve adımları doğru sıralama konusunda da güçlük yaşandığı vurgulandı.
Hafıza Kaybının Ötesinde Bir Mekanizma
Dr. Öğr. Üyesi Samet Tosun, testlerin tekrarlandığı aşamada dikkat çekici bulgulara ulaşıldığını dile getirdi. Katılımcıların olay isimlerini hatırlama konusunda ilerleme kaydetmesine rağmen, görselleri doğru sıralama becerilerinde anlamlı bir gelişim kaydedilemediği saptandı. Bu durum, problemin yalnızca hafıza kaybıyla sınırlı olmadığını, beynin organizasyon ve düzenleme mekanizmalarının da etkilendiğini gösteriyor.
Araştırma sonuçları, günlük yaşamda karşılaşılan bazı değişikliklerin sadece dalgınlık olarak görülmemesi gerektiğine işaret ediyor. Yemek yaparken adımların karışması veya alışveriş planının yapılamaması gibi durumların, beynin olayları bütünsel işleme yetisindeki bozulmalarla ilişkili olabileceği belirtildi. Çalışmanın, gelecekte Alzheimer teşhisinde destekleyici bir araç olarak kullanılabilecek yeni değerlendirme yöntemlerine katkı sağlaması hedefleniyor.