Ağrı'da bir özel klinikte görev yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanının, sosyal medya üzerinden yaptığı "kadın sünneti" içerikli paylaşım, kamuoyunda ve meslek örgütlerinde geniş yankı uyandırdı. Söz konusu hekimin, bu işlemi "konfor ve özgüven sağladığı" argümanıyla tanıtması, kadın hakları savunucuları tarafından sert bir şekilde eleştirildi.
Disiplin Soruşturması Başlatıldı
Paylaşımın ardından ilgili tabip odası tarafından hekim hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı bildirildi. Eş zamanlı olarak idari ve hukuki süreçlerin de devam ettiği öğrenildi. Meslek örgütleri, tıbbi gereklilik taşımayan bu tür uygulamaların reklamının yapılmasını etik dışı olarak nitelendirdi.
"Kadın Sünneti ile Estetik Operasyonlar Birbirinden Farklıdır"
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Dr. G.K., işlemin niteliğinin netleştirilmesi gerektiğini ifade etti. G.K., kadın sünnetinin dünya genelinde ağır sonuçları olan bir kadın hakları ihlali olduğunu vurguladı. Paylaşımda kullanılan dilin, genital sakatlama uygulamalarını meşrulaştırma riski taşıdığına dikkat çekti.
"Kadın sünneti olarak ifade edilen işlem ile estetik amaçlı genital operasyonlar birbirinden farklıdır. Ancak burada kullanılan dil, yıllardır mücadele edilen kadın genital sakatlama uygulamalarının meşrulaştırılması riskini taşıyor"
Hekimlik mesleğinin güven ilişkisine dayandığını belirten G.K., ticari çıkarların hasta yararının önüne geçmemesi gerektiğini hatırlattı. Estetik sektörünün yarattığı güzellik algısının, sağlıklı bedenleri bir eksiklik gibi sunabildiğine dair uyarılarda bulundu.
Tıbbi Gereklilik ve Sağlık Riskleri
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, "kadın genital mutilasyonu" olarak tanımlanan bu uygulama, tıbbi bir gereklilik taşımamaktadır. Uzmanlar; bu tür müdahalelerin ciddi kanamalar, enfeksiyonlar, kronik ağrılar ve doğum komplikasyonları gibi ağır sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtmektedir. Türkiye'de bu uygulamanın yasal veya tıbbi bir dayanağı bulunmamaktadır.