Aydın ve Muğla illeri sınırları içerisinde bulunan ve 8 bin yıllık kaya resimlerine ev sahipliği yapan Latmos (Beşparmak) Dağları'nda madencilik faaliyetleri ve enerji projeleri yoğunlaşmaktadır. Bu durum, yerel halk ve çevreciler tarafından tepkiyle karşılanmaktadır.
Bölge sakinleri, sahip olduğu doğal ve kültürel mirasın geri dönülmez zararlar görmemesi için alanın acil olarak milli park statüsüne alınmasını talep etmektedir. Latmos, jeolojik yapısı ve biyolojik çeşitliliği ile öne çıkan, dünyanın ender açık hava müzelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Alan, şu anda yalnızca kısmi sit alanı kararlarıyla korunmaya çalışılmaktadır.
Kültürel değerlerinin yanı sıra zengin ekosistemiyle de dikkat çeken Latmos Dağları, 388 bitki türü, 180 kuş, 22 sürüngen ve 20 memeli türüne ev sahipliği yapmaktadır. Geçmişte Anadolu Parsı'na ev sahipliği yapan sarp kayalıklarda, günümüzde nesli tehlike altındaki Saz Kedisi ve Karakulak gibi türler yaşamaktadır. Bölge halkı ise geçimini yüzyıllardır devam eden fıstık çamı, zeytincilik ve arıcılık faaliyetleriyle sağlamaktadır.
Maden ve Rüzgâr Enerji Santrali (RES) Tehdidi
Çevreciler, bölgede yoğunlaşan feldspat ve kuvars madeni ocakları ile zirvelere kurulan rüzgâr enerji santrallerinin ekosistemi parçaladığını belirtmektedir. Dinamitli patlatmaların, milyonlarca yılda oluşan gnays kayalarına zarar verdiğine dikkat çekilmektedir. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, madencilik faaliyetlerinin doğal ve kültürel mirası yok ettiğini, çevreyi yoğun tozla kapladığını, yerel halkın sağlığını olumsuz etkilediğini ve içme suyu kaynaklarını kirlettiğini ifade etmiştir. Sürücü, Latmos'un Bafa Gölü ile birlikte bütüncül bir koruma anlayışı içerisinde acilen Milli Park ilan edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulamıştır.
Bölgede yaşanan tahribata karşı yerel halk, sivil toplum kuruluşları ve bilim insanları, “Latmos Platformu” adı altında hukuki ve fiili bir mücadele yürütmektedir. Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Başkanı Arkeolog Nezih Başgelen, sürecin her kesimden gönüllüyü birleştirdiğini belirtmiştir. Başgelen, köy kahvelerinden sosyal medyaya kadar her alanda dayanışma içinde koruma çabalarına katkı sağlandığını ve bunun moral verici olduğunu dile getirmiştir. Mülki ve idari alandaki girişimler, hukuki takipler ve açılan davalar sayesinde kamuoyunda oluşan farkındalığın, Latmos değerlerini koruma adına umut verici sonuçlar elde edilmesine yardımcı olduğu ifade edilmiştir.