Dünyanın en uzun nehri olan Amazon'un ana gövdesi üzerinde herhangi bir köprü bulunmuyor. Yaklaşık 6 bin 400 kilometreyi aşan uzunluğuyla Peru, Kolombiya ve Brezilya'dan geçen nehrin bu durumunun ardında iki ana neden yatıyor.
Talep Eksikliği ve Altyapı Yetersizliği
Zürih İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nden Walter Kaufmann'a göre, köprü inşa edilmemesinin başlıca sebebi bölgedeki talep eksikliği. Amazon Havzası'nın büyük bir bölümü seyrek nüfuslu, altyapısı yetersiz ve karayolu ağı sınırlı. Brezilya'nın Macapa şehri bu duruma bir örnek teşkil ediyor. Karayoluyla ulaşılamayan şehre erişim büyük ölçüde nehir yoluyla sağlanıyor.
Doğal Koşullar ve Mühendislik Zorlukları
Nehrin fiziki yapısı da köprü inşaatını güçleştiriyor. Yağmur mevsiminde su seviyesi 9 metreye kadar çıkabilen Amazon'un genişliği, mevsime bağlı olarak birkaç kilometreden onlarca kilometreye ulaşabiliyor. Ayrıca, 'matupa' olarak bilinen ve bitki örtüsüyle kaplı devasa yüzen adaların nehirde sürüklenmesi, inşa edilecek yapılar için önemli bir tehdit oluşturuyor. Bölgedeki yumuşak toprak yapısı, yoğun bitki örtüsü ve şiddetli yağışlar da insan yapımı yapıların hızla yıpranmasına neden oluyor. Ana gövdede köprü olmamasına rağmen, nehrin en büyük sol kolu olan Rio Negro üzerinde Manaus şehri yakınlarında Gazeteci Felippe Daou Köprüsü hizmet vermektedir.
Çevresel Kaygılar ve Koruma
Köprü inşa edilmemesinin bir diğer gerekçesi ise çevre koruma endişeleri. Yapılan araştırmalar, Amazon'daki ormansızlaşmanın %95'inin yollara yakın bölgelerde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Yolların endüstriyel faaliyetler ve tomrukçuluk için geçiş kolaylığı sağlaması, çevrecileri ve araştırmacıları nehrin uzun süre köprüsüz kalması gerektiği yönünde görüş bildirmeye itiyor.