Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklu bulunan şarkıcı H.L., sosyal medya hesabı üzerinden 'Veda Öncesi' başlığıyla bir mektup yayımladı. Levent, mektubunda dolandırıcı olmadığını savunarak, kumar tutkusu nedeniyle yaşadığı zorlukları ve Ahbap Derneği'ne yapılan bağışlarla ilgili açıklamalarda bulundu.
Mektubuna, 'Arkadaşlar, ben dolandırıcı değilim. Herkese geç de olsa iki üç katını ödediğim için' diyerek başlayan Levent, kumar tutkusunun kendisini rezil ettiğini belirtti. 'Beni alacaklılarımla, borçlarımla, insanları üzmekle yargılayın ama sakın Ahbap Derneği bağışları için yargılamayın' çağrısında bulunan Levent, akrabalarına, dostlarına ve Ahbap bağışçılarına seslenerek, 'Lütfen başınızı öne eğmeyin, ben Ahbap Derneği'ne yapılan bağışlara ihanet etmedim' dedi. Kendisinin yeterince iyi bir insan olmadığını, ününe, hırsına ve zaaflarına yenildiğini ifade eden Levent, Ahbap'tan usulsüz borçlandığını ve bu borçları kapatmaya hazırlandığı sırada Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, borç aldığı iş insanı Yüksel Ersoy'un mekanına gittiğini anlattı. Bu görüşmenin ardından gözaltı sürecinin hızlandığını öne süren Levent, Bakan Gürlek'e 'Sayın Bakan Akın Gürlek, 'Ben Beylerbeyi'ne gitmedim, Yüksel Ersoy ile görüşmedim' diyebilecek misiniz? Diyemeyeceksiniz. Çünkü HTS kayıtları devletin elinde var zaten. Sayın Bakan, benim alacak-verecekli olduğum insanla onun mekanında ne konuşmuş olabilirsiniz? Ardından gözaltına alındım' şeklinde seslendi.
Kumar tutkusunu 'kötü bir hastalık' olarak tanımlayan Levent, özellikle battığı ve iflas ettiği dönemlerde kumar oynadığını, bu durumun borçlarını katlayarak artırdığını ve sonunda rezil olduğunu söyledi. 'Ben yeteri kadar iyi bir insan değilim, borçlarım için insanlardan borç almak adına 2-3 katını teklif eden biriyim. Hastalık yani...' diyen Levent, yüzlerce insandan borç aldığını, kimilerine faizsiz aynı miktarı ödediğini, kimilerine ise üç-dört kat borçlandığını belirtti. 35 milyon liralık borcun 6 ayda 250 milyon liraya çıktığını iddia eden Levent, bu konudaki 'inanılmaz' hikayeleri daha sonra yazacağını kaydetti.
Ahbap Derneği bağışları konusunda yargılanmaması gerektiğini vurgulayan Levent, şunları söyledi: 'Beni alacaklılarımla, borçlarımla, insanları üzmekle yargılayın. Ama sakın Ahbap Derneği bağışları için yargılamayın. Ahbap Derneği'ne kişisel borcumun tamamı dernek karar defterinde vardır. Çalmadım! Bu yıl borçlandım, doğrudur. Ama bir işin şu tarafı var aynı şekilde MASAK yetkililerine sesleniyorum 2017-2026 tarihleri arasındaki hesaplarını kullandığım kişilerin hesaplarını incelesinler. Hesabıma göre kişisel olarak kendi cebimden 400 milyon lira üzerinde yardım yapmışım, Ahbap Derneği'ne bağışlamışım. 1520 aileye karşılıksız, cebimden yardım yapmışım. Haydi, yalansa yalan desinler! 30 bin, 10 bin, 100 bin TL'lik havaleler var. Ayrıca şiddete, cinsel istismara uğramış 17 kız, bir erkek çocuğun hayata tutunması için 9 yıldır en iyi okullarda okutup kiralarını ödüyorum. Bunu ilk kez açıklıyorum. Çünkü tvlerde bu ufak paraların örgüt elemanlarına gönderildiği konuşuluyor. Bunlar çocukları incinmiş hasta olan gariban aileler, örgüt üyesi değil! MASAK lütfen açıklasın.' Levent, kendisinin yeterince iyi bir insan olmadığını, kötü bir baba olduğunu, ününe, hırsına ve zaaflarına yenildiğini belirterek, son bir yılda çok açıldığını ve kimsenin kendisini affetmesini beklemediğini ifade etti. Son olarak akrabalarına ve Ahbap bağışçılarına seslenerek, 'Lütfen başınızı öne eğmeyin, alnınız açık olsun. Çünkü ben Ahbap Derneği'ne yapılan bağışlara ihanet etmedim. Deprem döneminin 1 TL'si bile çalınmadı' dedi.
Levent, tutuklanmasına giden süreci ise şu sözlerle anlattı: 'Son bir yıl Dernek bünyesinde usulüne uygun olmayan borçlanmalara girdim. Bunun suçu da cezası da bellidir. 50 milyon lira karşılığında altın alımı ve bir arazi teminatı vardı. İçişleri Bakanlığı denetimi gelmeden hepsini yerine koyacak gücüm vardı. Sadece biraz zaman lazımdı. Çünkü son bir yıl oradan al buraya ver, buradan al buraya ver mantığıyla borç 5'e katlandı. Usulsüz işlem yaptım ama nasıl olsa denetim öncesi borcumu kapatırım dedim. Sonra şahsi çeklerimden mahkemede ceza aldım. Kardeşim, Şile Belediyesi dosyasından tutuklandı. O sıra yurt dışındaydım, hemen...'