ABD'de 31 binden fazla yetişkinin verileriyle gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, öğünlerin zamanlamasının yaşam süresi ve kalp damar sağlığı üzerinde önemli bir rol oynayabileceğini gösterdi. Bilim insanları, beslenmede sadece tüketilen gıdaların türünün değil, aynı zamanda bu gıdaların günün hangi saatlerinde alındığının da sağlık üzerindeki etkilerini inceledi.
ABD Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırması (NHANES) kapsamında, 40 yaş ve üzeri 31 binden fazla bireyin beslenme alışkanlıkları ve sağlık kayıtları yaklaşık on yıl boyunca analiz edildi. Çalışmada yaş, sigara kullanımı, fiziksel aktivite düzeyi, vücut kitle indeksi ve mevcut kronik hastalıklar gibi çeşitli etkenler dikkate alındı. Araştırma sonucunda, ilk öğünün gün içindeki zamanlaması ile ölüm riski arasında bir bağlantı olduğu belirlendi.
Verilere göre, ilk öğününü sabah 07.00-08.00 saatleri arasında alan bireylerle karşılaştırıldığında, bu öğünü 08.00 sonrasına erteleyenlerde erken ölüm riski arttı. İlk öğünün sabahın ilerleyen saatlerine kaymasıyla riskin yüzde 10 ila 19 arasında yükseldiği, öğleden sonraya bırakılması durumunda ise bu riskin yüzde 29'a ulaştığı tespit edildi. Özellikle ilk öğününü öğleden sonraya bırakan bireylerde, kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanan ölüm riskinin yüzde 46 daha yüksek olduğu saptandı. Bu kişilerin ortalama yaşam süresinin ise yaklaşık 2,5 yıl daha kısa olduğu belirlendi.
Günün son öğününün zamanlamasına ilişkin analizler de yapıldı. En düşük ölüm riskinin akşam 20.00 civarında yemek yiyen bireylerde görüldüğü kaydedildi. Son öğününü 19.00'dan önce tamamlayanlarda riskin yüzde 13, gece yarısından sonra yemek yiyenlerde ise riskin yüzde 27 arttığı gözlemlendi.
Araştırmayı yürüten Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden Dr. Zhilei Shan, geç saatlerde yemek yemenin vücudun biyolojik ritmi ve metabolizma üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirtti. Shan, "Öğün saatleri vücut ritmi için kritik bir işarettir. Geç kahvaltı veya geç akşam yemeği, glikoz ve yağ metabolizmasında bozulmalara yol açabilir" ifadelerini kullandı. Uzmanlar ise bu çalışmanın gözlemsel verilere dayandığına dikkat çekerek, kişilerin doktor tavsiyesi olmadan yalnızca bu bulgulara dayanarak beslenme düzenlerinde köklü değişiklikler yapmaması gerektiğini vurguladı.