Bir yazar tarafından kaleme alınan ve fikirsel sınırlar ile haddini bilme kavramları üzerine odaklanan bir yazı yayımlandı. Yazıda, bireylerin kendi sınırlarını bilmesi gerektiği vurgusu yapıldı.
Yazıda, 'haddi aşma' durumu sorgulanarak, bu durumun kimin tarafından ve hangi bağlamda değerlendirileceği üzerine düşünceler dile getirildi. Metinde, kişisel ve toplumsal gelişim yolunda yalnız kalınmayacağı, Nazım Hikmet ve Necip Fazıl gibi isimlere atıfta bulunularak ifade edildi.
Yazar, 'dikenli telleri geçmeden at koşturma' ifadesini kullanarak, mevcut koşullarda her türlü atın bulunmadığını belirtti. Takım elbiseli kişilerin 'seyis' olarak nitelendirilmesi ve belirli bir coğrafyayı aşmama telkinleri eleştirildi. Yazar, Üsküdar'ı geçmeyeceğini ancak şeftali satmaya devam edeceğini belirterek, belirli durumlarda namazın farklı coğrafyalarda kılındığını ima etti.
Yazıda, 'kızılderililer' olarak nitelendirilen kişilerin hadlerini bildiği ancak bu durumun bir 'nefiy meselesi' olduğu ifade edildi. Yazar, Batı'ya demokrasi götürmediğini ve Vietnam'dan medeni kanun getirmeyeceğini, bunun medeni olmamaktan değil, uzaklıktan kaynaklandığını belirtti. Bu uzaklığın İsviçre kadar olduğu benzetmesiyle aktarıldı.
İspat konusunda önceliğin 'haddini bulmak' olduğu ve bunun ancak aramakla mümkün olacağı dile getirildi. Kafdağı'nın ardını mamur kılmanın bir borç olduğu belirtilerek, bu borcun savrulup giderek veya başka yollarla ödenebileceği aktarıldı. Yazarın, sağa sola saldıran birisi olmadığı, orta yolcu olmadığı ve semaya yöneldiği ifade edildi. Geçmişte yöneltilen 'dikine dikine gidiyorsun' eleştirilerine atıfta bulunuldu.
Metinde, Antik Yunan'dan 'homo sapiens' veya 'homo erectus' gibi kavramlar yerine, insanlığın son demlerinde bu duruma farklı bir gözle bakılması gerektiği önerildi. 'Beşer şaşar' atasözüne yer verilerek, kendisiyle kavgalı birinin durumu ele alındı. Yazarın, 'ebabil' metaforuyla hakir görülmediğini ve mazlumun silahı gibi çatılacak kaş olmadığını belirttiği aktarıldı.
Son olarak, yazarın zincirini kırdığı, nefsini incittiği ve kendiyle bir içsel kavga başlattığı ifade edildi. Bu yazının başlığının, yazardan bağımsız olarak editoryal bir kararla hazırlandığı bilgisi paylaşıldı.