ABD ile Suudi Arabistan arasında, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer program yürütmesine olanak tanıyacak yeni bir anlaşmanın duyurulması bekleniyor. ABD basınında yer alan bilgilere göre, Donald Trump yönetimi tarafından çarşamba günü açıklanması planlanan anlaşma, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini nükleer enerji alanına taşıyacak.
Anlaşmanın detaylarına göre, elektrik santrallerinde yakıt olarak kullanılacak bir nükleer tesisin ABD desteğiyle inşa edilmesi öngörülüyor. Ancak söz konusu tesisin, nükleer silah üretiminde kullanılabilecek zenginleştirilmiş uranyum üretme kapasitesine sahip olabileceği belirtiliyor. Nükleer enerji uzmanları ve bazı İsrailli siyasetçiler, bu gelişmenin Suudi Arabistan'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasına zemin hazırlayabileceği endişesini taşıyor.
Suudi Arabistan'ın, ABD ile yürütülecek ortak çalışmalar neticesinde kendi topraklarında uranyum zenginleştirme izni alabileceği ifade ediliyor. Bu durum, krallığın ithal yakıta olan bağımlılığını azaltarak kendi yakıtını üretmesine imkan tanıyacak. Bu model, 2009 yılında Birleşik Arap Emirlikleri ile yapılan ve yakıt üretimini kısıtlayan anlaşmadan farklılık gösteriyor. Nükleer silahların yayılmasını önlemeyi amaçlayan savunucuların ise anlaşmaya tepki göstermesi bekleniyor.
Wall Street Journal'ın haberine göre, 30 yıl sürecek olan bu iş birliği anlaşması Donald Trump tarafından onaylandı ve süreç ABD Kongresi'ne sunulacak. Anlaşmanın, Riyad'ın İsrail ile diplomatik ilişkilerini normalleştirmesi şartına bağlı olmadığı bildirildi. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, daha önce yaptığı açıklamalarda nükleer silah edinme planları olmadığını belirtmiş ancak İran'ın nükleer hamlelerine karşı benzer bir kapasiteye sahip olma ihtimalini vurgulamıştı.