ABD ve İran arasındaki askeri gerilim, 13 Temmuz sabahı itibarıyla yeni bir boyut kazandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik gerçekleştirilen son saldırı dalgasının tamamlandığını duyurdu. Operasyon kapsamında, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik tehdit kapasitesini kırmayı hedefleyen onlarca askeri nokta, hassas güdümlü mühimmatlar kullanılarak vuruldu.
ABD'den Stratejik Hedeflere Hava ve Deniz Saldırısı
Gerçekleştirilen operasyonlarda İran'a ait hava savunma sistemleri, kıyı radarları, füze altyapısı ve insansız hava aracı (İHA) üsleri hedef alındı. ABD güçleri, bu saldırılarda savaş uçakları ve donanma gemilerinin yanı sıra, ilk kez tek yönlü insansız deniz araçlarını da operasyona dahil etti. ABD yönetimi, bu müdahalelerin uluslararası deniz ticaretinin güvenliğini sağlamak amacıyla yapıldığını savundu.
İran'dan Bölgesel Misilleme Hamlesi
ABD saldırılarının ardından İran, askeri varlığın bulunduğu diğer ülkelere yönelik füze ve İHA saldırılarıyla misillemesini genişletti. İran'ın; Bahreyn, Kuveyt, Katar, Ürdün ve Umman gibi ülkelerdeki hedefleri vurduğu bildirildi. Bahreyn'de ABD Donanması'nın Beşinci Filosu'nun bulunduğu bölgelerde hava saldırısı sirenleri çalarken, Umman yönetimi saldırılar sebebiyle İran'ın Maskat Büyükelçisi'ni resmi protesto için Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
Diplomatik Süreç ve Hürmüz Boğazı'ndaki Durum
Çatışmaların odağında yer alan Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, son beş haftanın en düşük seviyesine geriledi. Pazar günü boğazdan yalnızca altı geminin geçiş yaptığı kaydedildi. Öte yandan, iki ülke arasındaki 60 günlük geçici anlaşma sürecinin ortasına gelinmişken, artan şiddet olayları diplomatik çabaları zorlaştırıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, çatışmaların tam ölçekli bir savaşa dönüşmesi durumunda bölgenin ağır bedeller ödeyeceği konusunda uyarıda bulundu.