Oxford Üniversitesi tarafından İngiltere'de gerçekleştirilen ve yaklaşık 980 bin kişinin 14 yıl boyunca takip edildiği bir araştırmaya göre, çok sıcak içeceklerin tüketimi ile yemek borusu kanserinin belirli bir türü arasında önemli bir ilişki tespit edildi.
Çalışmada, kahve veya çayı 'çok sıcak' olarak tükettiğini belirten bireylerde, bu içecekleri 'ılık veya sıcak' içenlere kıvranla yassı hücreli karsinom riskinin üç kat daha fazla olduğu gözlemlendi. Araştırmacılar, bu risk artışının içeceklerin içeriğinden ziyade yüksek sıcaklığından kaynaklandığına inanıyor. Yüksek ısının, zamanla yemek borusu dokusunda hücresel hasara yol açabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Araştırmanın sonuçları uzmanlar tarafından değerlendirilirken, bazı önemli noktalar öne çıktı. Katılımcıların beyanlarına dayanan çalışmada, içeceklerin sıcaklığı termometre ile ölçülmediği için kişisel algı farklılıkları nedeniyle kesin bir sıcaklık sınırı belirlenmesi mümkün olmadı. İran'da yapılan benzer bir araştırmada ise riskin yaklaşık 60 derece sıcaklıkta başladığı tespit edilmişti.
Sıcaklık ile kanser arasındaki bağlantı, yemek borusu kanserlerinin daha az bir kısmını oluşturan yassı hücreli karsinom türünde gözlendi. Yemek borusu kanserlerinin yaklaşık %75'ini oluşturan adenokarsinom türü ile sıcak içecek tüketimi arasında ise herhangi bir ilişki saptanmadı. Riskte üç kat artış olmasına rağmen, bu kanser türünün genel görülme sıklığının düşük olması nedeniyle mutlak riskin sınırlı kaldığı belirtildi.
Gastroenteroloji uzmanları ve Cancer Research UK gibi sağlık kuruluşları, sıcak içeceklerin tüketmeden önce birkaç dakika soğumasını beklemeyi veya rahat içilebilecek sıcaklığa gelmesini önermektedir. Uzmanlar ayrıca, sigara, alkol kullanımı, obezite ve kronik reflü gibi faktörlerin yemek borusu kanseri için çok daha baskın ve kanıtlanmış risk faktörleri olduğunu vurguladılar. Bu bağlamda, tütün ve alkol kullanımından kaçınmak ile ideal kiloyu korumanın öncelikli risk yönetimi adımları olduğu belirtildi.