İzmir'in Çeşme ilçesi, Çakabey Mahallesi'nde 180 dönümlük bir arazi üzerinde planlanan ve 38 kat büyüyen bir inşaat projesi, devasa bir rant iddialarını gündeme getirdi. ARKS Holding ve Arıkan Şirketler Grubu ortaklığında başlangıçta 20 odalı bir butik otel olarak tasarlanan proje, sonrasında imar değişikliği ile 720 lüks konuta dönüştürüldü.
Çevre Etkileşim Değerlendirme (ÇED) Yönetmeliği'ne göre eşik değerin altında kaldığı gerekçesiyle “ÇED gerekli değildir” kararı alınan projede, ruhsat alındıktan sonra revize edilerek büyüklüğü 38 kat artırıldı. Projenin hissedarlarından Lucien Arkas ve Günay Guy Pagy'nin bulunduğu arazi için hazırlanan imar değişikliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi'nin olumsuz görüşlerine rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylandı. Bu durum, projenin rant yolunu açtığı şeklinde yorumlandı.
Farklı tiplerde 272 blokta 720 süper lüks konutun inşa edileceği ve yaklaşık 2 milyar TL'ye mal olması beklenen projeye, İtalyanca “Castello Fontana Otel” adı verildi. Yeni imar planının ÇED raporu süreci devam ederken, şirket projeyi maketler ve grafikler üzerinden tanıtmaya başlayarak ön sipariş topladı. Başlangıçta 34 oda olarak planlanan otel kısmından ise yaklaşık 500 milyon Euro gelir elde edilmesi hedefleniyor.
Söz konusu arazi, 3. derece SİT alanı içerisinde yer alıyor ve İzmir 2 No’lu Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” statüsünde bulunuyor. Bu statü, bölgenin yapılaşmaya kapalı olduğunu gösteriyor. Proje tanıtım dosyasında “apart otel” tanımı kullanılmasına rağmen, bölgede sadece lüks konutların yapılacağı belirtiliyor.
Proje için düzenlenen halkın katılımı toplantısında, projeye tepki gösteren vatandaşlar ile destekleyenler arasında arbede yaşandı. Polis müdahalesinin ardından bazı vatandaşların tartaklandığı bildirildi. Çeşme Kent Konseyi, projeye itirazlarını dile getirerek, turizm imarıyla konut inşa edilmesinin mevzuata aykırı olduğunu, bunun bir kılıf olduğunu ve Çeşme'nin altyapısının bu tür bir yığılmayı kaldıramayacağını belirtti. Konsey, ÇED süreci tamamlanmadan satışa başlanmasının hukuka saygısızlık olduğunu vurguladı.