Başka Canımız Yok Platformu, 21 Ocak 2025'te yaşanan ve 36'sı çocuk olmak üzere 78 kişinin hayatını kaybettiği Kartalkaya Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davada verilen 'olası kast' kararlarının Yargıtay aşamasında korunmasını talep etti. Platform, bilirkişi raporunda sorumlu gösterilen üç bakanlıkta görevli kamu görevlileri hakkında da yargı sürecinin başlatılmasını istedi.
Platformdan yapılan yazılı açıklamada, facianın önlenebilir olduğu ve sevdiklerinin yaşam hakkının elinden alındığı vurgulandı. Açıklamada, olayın yalnızca bireysel kayıplarla sınırlı kalmadığı, toplumun kurumlara, denetim mekanizmalarına ve kamusal güvencelere olan güvenini de sarstığı belirtildi. Adaletin, sorumluların hesap vermesini sağlamanın yanı sıra toplumun sarsılan adalet ve güven duygusunu yeniden tesis etmesi gerektiği ifade edildi.
78 CAN İÇİN VERİLEN KARARLAR, HEPİMİZİN YAŞAM HAKKI İÇİN ÖNEMLİ
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31 Ekim 2025'te verdiği kararın üzerinden bir yıl geçtiği hatırlatılan açıklamada, bu kararın Türkiye'de yaşam hakkının korunması ve benzer faciaların önlenmesi açısından tarihsel bir önem taşıdığı kaydedildi. İlk derece mahkemesinin, bazı sanıkların eylem ve ihmallerini 'olası kastla öldürme' suçu olarak değerlendirerek mahkumiyet hükümleri kurduğu, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi'nin de bu hükümleri hukuka uygun bulduğu belirtildi. Dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'da olduğu aktarıldı.
Açıklamada, bu davanın geçmişte yaşanan bir facianın hesabını sormanın ötesinde, insan yaşamının ekonomik çıkarlar karşısındaki değeri, yöneticilerin sorumluluğu ve kamusal denetimin hayati önemini ortaya koyduğu vurgulandı. Yaşam hakkını tehlikeye atan riskleri bildiği halde gerekli önlemleri almayanların hesap vermesi gerektiğini ortaya koyan kararlara sahip çıkmanın toplumsal bir sorumluluk olduğu belirtildi. Bu kararların korunmasının, yarın başka ailelerin aynı acıları yaşamaması için gerekliliği ifade edildi.
SORUMLULAR BAĞIMSIZ MAHKEMELER ÖNÜNDE HESAP VERMELİ
İlk derece mahkemesinin verdiği ve istinaf incelemesinde hukuka uygun bulunan kararların Yargıtay aşamasında da titizlikle değerlendirilmesi beklendiği ifade edildi. Otelin işletilmesinde sorumluluğu bulunan kişilerin bir kısmının yargılandığı, yerel yönetim bünyesindeki bazı kamu görevlileri hakkında da hükümler kurulduğu hatırlatıldı. Ancak, facianın gerçekleşmesine zemin hazırlayan denetim ve kontrol süreçlerindeki eksikliklerde bilirkişi raporuna göre birinci derecede sorumlu gösterilen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nda görev yapan diğer kamu görevlileri hakkındaki yargı sürecinin henüz başlamadığına dikkat çekildi. Otelin faaliyetlerini denetlemekle, iş güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirilmesini sağlamakla ve işletme koşullarının mevzuata uygunluğunu gözetmekle sorumlu kamu kurumları ve görevlilerinin de bütün yönleriyle soruşturulması ve haklarında suç şüphesi bulunanların bağımsız mahkemeler önünde hesap vermesi gerektiği vurgulandı. Hiçbir makam, unvan veya idari yetkinin hesap verebilirliğin önünde engel olmaması gerektiği belirtildi. Adaletin, sorumluların yalnızca bir kısmının yargılanmasıyla tamamlanamayacağı ifade edildi. Ayrıcalık veya intikam değil, hukukun eşit uygulanması, sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesi ve cezasızlık algısının ortadan kalkmasının talep edildiği bildirildi. Yargıtay'dan dosyada hukukun gerektirdiği titizlikle karar verilmesi ve henüz yargı önüne çıkarılmamış sorumlular hakkındaki süreçlerin de gecikmeden ilerlemesi beklendiği kaydedildi.