Erzurum'un Şenkaya ilçesinde altı yıl önce bulunan ve "Erzurum Steli" olarak da bilinen "Taş Baba" heykeli, göçebe bozkır kültürünün Anadolu'daki önemli miraslarından biri olarak öne çıkıyor. Uluslararası alanda "Türk Taş Heykelleri" sınıflandırmasına dahil edilen 1.26 metre yüksekliğindeki stel, köklü geçmişiyle dikkat çekiyor.
Erzurum Müzesi'nde sergilenen 2.500 yıllık Taş Baba heykeli, Kültür Yolu Festivali'nin Erzurum etkinliğinde ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Bu eser, Türk mezar geleneklerinin önemli bir örneğini temsil ediyor. Şenkaya ilçesine bağlı Ormanlı Mahallesi'nde yer alan Erzurum Steli, cepheden işlenmiş erkek figürüyle dikkat çekiyor. Yerel bir taş ustası tarafından yapıldığı düşünülen heykelin belinde, dört yatay kuşaklı kalın bir kemer bulunuyor. Sağ elinde yukarı kaldırılmış bir kadeh tutan figürün sol eli ise karnı üzerinde tasvir edilmiş durumda. Heykelin alt kısmının ise işlenmemiş olduğu görülüyor.
Türkiye'deki Tek Örnek: 2020 yılında Erzurum'un Şenkaya ilçesine bağlı Ormanlı Mahallesi'nde A.A. isimli bir çiftçi, hayvanlarını otlatırken üzerinde motifler bulunan bir taş fark etti. Durumu Müze Müdürlüğü'ne bildirmesi üzerine tarihi eser koruma altına alındı. Arkeologlar tarafından yapılan incelemeler sonucunda, eserin Kıpçaklar dönemine ait olduğu belirlendi. Müzenin önde gelen parçalarından olan heykel, her gün yüzlerce tarih meraklısını ağırlıyor ve özellikle çocukların ilgisini çekiyor. Yetkililer, bu eserin Türkiye'deki tek örnek olduğunu vurgulayarak, Taş Baba'nın Türk kültüründeki önemine dikkat çekiyor.
Erken Temsilciler İskitler'e Ait: Sağ elinde kap veya kadeh tutan erkek figürlü "Taş Baba" stellerinin bilinen en erken örnekleri MÖ 6-5. yüzyıllarda İskitler tarafından yapılmıştır. Bu gelenek, Orta Asya'nın Türk soylu halkları tarafından benimsenmiş ve özellikle Göktürk Dönemi'nden (MS 6-8. yüzyıl) başlayarak MS 11-13. yüzyıllara kadar yoğun olarak devam etmiştir. Erzurum Steli genel görünüşüyle Göktürk dönemi mezar taşlarını andırsa da, uzmanlar heykelin çok daha erken bir döneme ait olduğunu belirtiyor.
Üst Sınıf Mezarlarına Dikiliyordu: Eski Anadolu, Mezopotamya ve Suriye uygarlıklarının kültürlerine yabancı olan bu steller, göçebe karakterli bozkır kültürünün net temsilcileri arasında yer alıyor. Tarihte bu tür taşlar, genellikle toplumun üst sınıfına mensup seçkin bireylerin mezarlarının yanına veya üstüne dikilirdi. M.Ö 2. binyıldan itibaren Ukrayna, Güney Rusya, Kırım, Güney Sibirya, Orta Asya, Kuzeybatı İran, Azerbaycan ve Moğolistan'da görülen bu gelenek, Batı'da ise Alpler üzerinden İber Yarımadası'na kadar geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Erzurum'da sergilenen bu eser, bozkır kültürünün Anadolu coğrafyasındaki nadir duraklarından biri olarak tarihe yön vermeye devam ediyor.