Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu'ndaki süresiz nafaka düzenlemesine ilişkin kritik bir başvuruyu bugün görüşecek. Milyonlarca vatandaşın yakından takip ettiği süreçte, süresiz nafakanın kaldırılıp kaldırılmayacağı ve nafakaya süre sınırı getirilip getirilmeyeceği merak ediliyor.
Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin başvurusu üzerine AYM, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki 'süresiz olarak' ifadesinin Anayasa'ya uygunluğunu değerlendirecek. Yüksek Mahkeme'nin vereceği karar, boşanma hukuku alanında önemli değişikliklere yol açabilecek nitelikte görülüyor. AYM, düzenlemeyi iptal edebilir, başvuruyu reddedebilir veya görüşmeyi erteleyebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine göre, boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek taraf, kusurunun daha ağır olmaması ve diğer tarafın mali gücü oranında nafaka talep edebiliyor. Mevcut uygulamada nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmaması, 'süresiz nafaka' olarak adlandırılmasına neden oluyor.
Anayasa Mahkemesi'nin önünde, 'süresiz olarak' ifadesini iptal etmek, iptal talebini reddetmek veya dosyanın görüşülmesini ileri bir tarihe ertelemek gibi üç farklı seçenek bulunuyor. Mahkemenin kararı, gelecekteki nafaka davalarını ve mevcut yasal düzenleme çalışmalarını etkileyebilecek.
Süresiz nafaka tartışmaları sadece AYM ile sınırlı değil. Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı 12. Yargı Paketi'nde de nafaka sisteminde değişiklik yapılması değerlendiriliyor. Kulislerde, yoksulluk nafakasına belirli bir süre sınırı getirilmesi ve bazı durumlarda alt sınırın 5 yıl olarak belirlenmesi gibi seçenekler üzerinde çalışıldığı belirtiliyor. Boşanma davalarının uzun sürmesi ve nafaka yükümlülüğünün yıllarca devam etmesi nedeniyle yeni bir düzenleme yapılması talepleri sıkça dile getiriliyor.
Henüz kesinleşmiş bir düzenleme olmasa da, nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması kamuoyunda en çok konuşulan seçeneklerden biri. Ancak bu konudaki nihai kararın, hem Anayasa Mahkemesi'nin değerlendirmesi hem de TBMM'de görüşülmesi beklenen yasal düzenlemeler sonrasında netleşeceği ifade ediliyor. Uygulamanın sona ermesi için AYM'nin ilgili hükmü iptal etmesi veya TBMM'nin yeni bir yasal düzenleme kabul etmesi gerekiyor. Bu nedenle, milyonlarca vatandaşın gözü hem AYM'nin kararında hem de 12. Yargı Paketi çalışmalarında olacak.