Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DKC) yeni tip Ebola salgını yayılmaya devam ederken, vaka ve ölüm sayıları endişe verici boyutlara ulaştı. Salgının başlangıcından bu yana 900'den fazla şüpheli vaka tespit edilirken, 220 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu rakamların, virüsün tespit edilmesinden önceki dolaşım süresi göz önüne alındığında artmaya devam etmesi bekleniyor.
Salgının merkez üssü olarak belirlenen Ituri ve Kuzey Kivu eyaletlerinde halk, hem müdahaledeki gecikmelerden hem de yanlış bilgilerden şikayetçi. Yerel halktan Hélène Akilimali, hastalığın gerçekliğinden şüphe duyanların bulunduğunu belirterek, kişisel korunma önlemlerinin önemine dikkat çekti. Akilimali, işi gereği sürekli insanlarla temas halinde olduğunu ve müşterilerin maske takıp takmadığı konusunda bir kontrolü olmadığını ifade etti.
DKC'nin doğusundaki Bunia kentinde yaşayan Élie Ilunga, salgının ciddiyetinin farkında olduklarını belirterek, insanların ölümü gördükçe hastalığın gerçekliğini kabul ettiğini söyledi. Aline Kitambala Masika ise Ebola'nın ailesini yok ettiğini belirterek, kişisel korunma konusunda daha dikkatli olunması çağrısında bulundu.
Salgınla mücadele kapsamında sağlık tesislerine yönelik saldırılar da artış gösterdi. Son bir hafta içinde Ebola hastalarının tedavi edildiği üç farklı hastaneye silahlı baskın düzenlendi. Saldırganların, hayatını kaybeden akrabalarının cenazelerinin kendilerine teslim edilmesini talep ettiği öğrenildi. Bu saldırılar sonucunda hastanelerde yangınlar çıktı ve hastaların tahliyesi için panik yaşandı.
Geleneksel cenaze törenlerinin, virüsün yayılmasında önemli bir etken olduğu belirtiliyor. Kongo Sağlık Bakanı Samuel Roger Kamba, ilk kurbanın cenazesinde yas tutanların cenazeye dokunması gibi kural dışı uygulamaların vakaları artırdığını vurguladı. WHO, salgının bölgesel düzeyde yüksek risk taşıdığını, ancak küresel düzeyde riskin düşük olduğunu açıkladı.