FETÖ terör örgütünün devletin kurumlarına sızma faaliyetlerinin ardından gerçekleştirdiği 15 Temmuz darbe girişimi, üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen hafızalardaki tazeliğini koruyor. Örgütün, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisine yerleştirdiği mensuplarıyla gerçekleştirdiği bu saldırı, devletin bekasına yönelik en büyük tehditlerden biri olarak kaydedildi.
Darbe Planlaması ve Örgüt İçi Toplantılar
Örgütün, 1 Kasım 2015 seçimlerinin ardından hükümetin tasfiye operasyonlarına karşı harekete geçtiği belirlendi. Fetullah Gülen tarafından 19 Mart 2016 tarihinde yapılan konuşma ile askerlere darbe talimatı verildiği tespit edildi. Planlama kapsamında, örgüt yöneticilerinin Aralık 2015'ten itibaren ABD ile temas kurduğu ve 6-9 Temmuz tarihleri arasında Ankara'da kritik toplantılar düzenlendiği saptandı. Bu toplantılara sözde TSK imamı A.Ö. başkanlık etti.
Kritik İhbar ve Devletin Karşı Hamlesi
Darbe saatine kısa bir süre kala, Kara Havacılık Komutanlığı'nda görevli bir pilot binbaşının MİT Başkanlığına ihbarda bulunduğu bildirildi. İhbarın ardından dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan, durumu dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'e iletti. Orgeneral Güler'in de bilgilendirmesiyle, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, hava sahasının uçuşa kapatılması ve askeri birliklerin harekete geçirilmesi talimatını verdi.
Zamanın Öne Çekilmesi ve İlk Müdahale
Devletin aldığı önlemlerin darbeciler tarafından fark edilmesi üzerine, başlangıç saati 16 Temmuz 03.00 olarak belirlenen darbe girişimi, 15 Temmuz saat 20.30'a çekildi. Akıncı Üssü merkezli organize edilen saldırıda, Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan seçilen bir grubun Genelkurmay Başkanlığına yöneldiği görüldü. Orgeneral Akar'ın alıkonulmaya çalışıldığı süreçte, darbe girişiminin ilk can kayıpları yaşanmaya başladı.