ABD'nin, Katar'a ait petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verdiği iddia edildi. Bu durumun, İran'ın bölgedeki etkisinin arttığı şeklinde yorumlanmasına neden oldu.
İddialara göre, Katar'a ait tankerler, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapabilmek için İran Devrim Muhafızları ile koordinasyon sağladı. Bazı kaynaklar, bu süreçte çeşitli mali ödemelerin de yapıldığını öne sürdü.
Analistler, ABD'nin bu geçişlere sessiz kalmasının, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini fiilen kabul ettiği anlamına geldiğini belirtiyor. Uzun yıllardır İran'la ekonomik ilişkisi olan kişi ve kurumlara yaptırım uygulayan Washington'un, enerji akışının devamı için daha esnek bir tutum sergilediği ifade ediliyor. Uzmanlar, bunun resmi bir politika değişikliğinden ziyade, enerji güvenliği ve küresel ticaretin kesintiye uğramaması amacıyla alınmış pragmatik bir karar olabileceğini düşünüyor.
Bazı değerlendirmelerde, Katar'ın Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut güç dengesini kabul eden ilk Körfez ülkesi konumuna geldiği belirtiliyor. Doha yönetiminin bu yaklaşımı, enerji güvenliği ve ticari faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından tercih ettiği ifade edilirken, eleştirmenler bunun İran'ın bölgedeki etkisini artırdığı görüşünü savunuyor.
Uzmanlara göre, söz konusu iddiaların doğrulanması halinde İran, Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemini ekonomik ve siyasi avantaja dönüştürecek. Bazı yorumcular, Körfez ülkelerinden gelen mali akışların, İran'ın yaptırımlar altındaki ekonomik faaliyetlerine dolaylı katkı sağlayabileceğini öne sürüyor.