Türkiye'nin makine ihracatı, yılın ilk 9 ayında 2025'in aynı dönemine göre yüzde 1,5 artışla 21,3 milyar dolara ulaşarak önemli bir rekora imza attı. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından açıklanan verilere göre, serbest bölgeler dahil olmak üzere makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı, bu dönemde tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
Miktar bazında yüzde 6'lık bir gerileme yaşanmasına rağmen, kilogram başına düşen ihracat birim fiyatının 8,7 dolara yükselmesi dikkat çekti. Bu artış, miktar düşüşüne rağmen toplam ihracatın rekor seviyeye ulaşmasında etkili oldu. Ocak-Eylül döneminde en fazla makine ihracatı, yüzde 8,7'lik artışla 2,5 milyar dolara ulaşan Almanya'ya gerçekleştirildi. Almanya'yı, yüzde 27,6'lık artış ve 1,8 milyar dolarla ABD takip etti.
Sektörde yılın 9 ayında en çok ihraç edilen ürün grubu, 1,8 milyar dolarla 'içten yanmalı motor ve aksamları' oldu. 'İnşaat ve madencilik makineleri', 'pompalar ve kompresörler', 'yıkama ve kurutma makineleri', 'traktörler, tarım ve ormancılık makineleri' ile 'türbin, turbojet ve hidrolik silindirler' alt dallarında ise 1 milyar dolar sınırının aşıldığı belirtildi. Yıllıklandırılmış makine ihracatı 28,8 milyar dolara yükselirken, aynı dönemde makine ithalatı yüzde 4,6 artışla 47 milyar dolar olarak kaydedildi.
Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, küresel büyüme beklentilerinin gerilediği bu dönemde uluslararası ticarette rekabetin arttığını belirtti. Yılmaz, Çin'in eylül ayında ihracatını yıllık bazda yüzde 36 artırmasının küresel fiyat baskısını yükselttiğini vurguladı. Avrupa Birliği'nin (AB) Çin ile ticaret açığının 200 milyar avroya ulaştığına işaret eden Yılmaz, Avrupa sanayisinin ithalata karşı ticaret savunma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ürün standartlarının denetiminin sıkılaştırılması gerektiğini ifade etti. Yılmaz ayrıca, AB'nin 'Made in EU' yaklaşımının gelecekte otomotiv dışındaki sektörleri de kapsayabileceğini ve bunun yatırımları üretim şartlarını karşılayan ülkelere yönlendirebileceğini sözlerine ekledi.
Sevda Kayhan Yılmaz, AB'nin makinelere yönelik tüzüğü temel alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Makine Emniyeti Yönetmeliği'nin önemine değindi. Yılmaz, bağlantılı AB düzenlemelerine ilişkin mevzuat çalışmalarının da gecikmeden tamamlanması gerektiğini belirtti. Yönetmeliğin, imalatçıların ürün güvenliği ve teknik mevzuata uygunluk sorumluluklarını artırdığını dile getiren Yılmaz, firmaların yeni gerekliliklere uyum için somut planlar hazırlaması gerektiğini söyledi. Yönetmeliğin bir kısmının yürürlüğe girdiğini ve kalan maddelerinin Ocak 2027'de yürürlüğe gireceğini anlatan Yılmaz, uyum sürecinin kamu-özel sektör işbirliğiyle yürütülmesinin ve sektörel kuruluşların teknik bilgi ve deneyimlerini kamu kurumlarıyla paylaşmasının önemini vurguladı. Yılmaz, Siber Dayanıklılık Tüzüğü ve Veri Tüzüğü gibi AB düzenlemelerinin Türkiye'deki uygulanabilirliği ve uyum için gereken mevzuat değişikliklerinin değerlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Yılmaz, Türkiye'de AB düzenlemelerinin ulusal hukuka aktarılması için gerekli mevzuat çalışmalarının zamanında tamamlanmasının, ürün kalitesini, müşteri güvenini ve Türk makine sektörünün Avrupa pazarındaki rekabet gücünü koruyacağını belirtti.