EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) süresiz nafaka düzenlemesinin iptaline ilişkin kararını sosyal medya hesabından değerlendirdi.
Karaca, AYM'nin kararının kadınların medeni haklarına yönelik çok boyutlu bir saldırı olduğunu belirtti. Kararın özellikle yoksul kadınları etkileyeceğini vurgulayan Karaca, iktidarın yıllardır nafaka hakkını hedef aldığını söyledi. Yargı reformları, torba yasalar ve kamuoyunda yürütülen manipülasyon kampanyalarıyla kadınların boşanma hakkının fiilen sınırlandırılmaya çalışıldığını ifade etti.
Anayasa Mahkemesi'nin 'süresiz' ibaresini iptal etme kararının, kadınların mücadeleyle kazandığı haklara yönelik bir saldırı olduğunu kaydeden Karaca, bu durumun hukuk eliyle hak gaspı olduğunu savundu. Meselelerinin hiçbir zaman birkaç örnek üzerinden anlatılan 'nafaka mağduriyeti' olmadığını, asıl amacın kadınların kendi hayatları hakkında söz söyleme hakkını kısıtlamak ve boşanmayı kadınlar açısından daha zor bir sürece dönüştürmek olduğunu dile getirdi.
Bugün boşanma nedeniyle yoksulluğa düşenlerin büyük çoğunluğunun kadınlar olduğunu belirten Karaca, bunun nedeninin kadınların tercihleri değil, sistematik toplumsal eşitsizlikler olduğunu ifade etti. Yıllarca ev içi emeği üstlenen, çocukların bakım yükünü taşıyan ve çalışma hayatından uzaklaştırılan kadınların boşanma sonrasında yoksullukla karşı karşıya kaldığını söyledi. Karaca, şiddet gördüğü evlilikten kurtulmak için nafaka hakkından vazgeçen, mahkeme kararı olmasına rağmen nafakasını alamayan, çocuklarıyla yoksulluk içinde yaşam mücadelesi veren ve can güvenliği ile yoksulluk arasında seçim yapmaya zorlanan kadınların olduğunu belirtti.
Karaca, AYM kararının bu gerçekliğin üstünü örttüğünü, nafaka hakkının zayıflatılmasının, şiddet gördüğü evliliği sonlandırmak isteyen kadınların önüne yeni engeller koyacağını, bağımsız yaşam kurma imkanlarını daraltacağını, ekonomik şiddeti derinleştireceğini ve kadınları çocukları daha büyük bir yoksulluğa iteceğini savundu. Ayrıca, 'nafaka zulmü' söylemiyle yürütülen kampanyaların sonunda iştirak nafakası dahil olmak üzere nafaka hakkının bütünüyle tartışmaya açıldığını ve bunun çocukların geleceğini de etkileyeceğini ekledi.
Devletin görevinin kadınların nafaka hakkını gasp etmek değil, eşitsizlikleri ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayan Karaca, sosyal yardımların nafaka hakkının alternatifi olmadığını söyledi. Kadınların hakkının sadaka değil, güvence olduğunu belirten Karaca, nafaka hakkının korunması mücadelesinin, kadınların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak sosyal haklarla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Kadınların bağımlı ilişkilere mahkum edilmediği, şiddet karşısında yalnız bırakılmadığı ve boşandığında yoksulluğa sürüklenmediği bir yaşamın mümkün olduğunu, bunun yolunun kadınların hakları ve hayatları için vereceği ortak mücadeleden geçtiğini kaydetti. Karaca, nafaka hakkından, kadınların eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam hakkından vazgeçmediklerini sözlerine ekledi.