Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast, 8 Haziran Pazartesi gecesi yaşanan bir bıçaklı saldırının ardından patlak veren şiddet olaylarıyla sarsıldı. 9 Haziran'da Belfast'ın kuzey mahallelerinde yüzleri maskeli gruplar tarafından evler ve araçlar ateşe verildi. Bu eylemler sonucunda kentteki toplu taşıma seferleri büyük ölçüde durduruldu.
Olayların başlangıç noktası olan bıçaklı saldırı, 8 Haziran Pazartesi günü yerel saatle 22:30 sularında gerçekleşti. Saldırıda, 40'lı yaşlarındaki bir erkek, gözlerinde, boynunda ve sırtında ciddi yaralanmalarla hastaneye kaldırıldı. Saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen 30 yaşındaki Sudanlı erkek hakkında cinayete teşebbüs, kamusal alanda bıçak bulundurma ve öldürme tehdidi suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı.
Kuzey İrlanda Polis Teşkilatı (PSNI), saldırıya tepki olarak ülke genelinde yaşanan kamu düzenini bozucu olayların ardından halka sükunet çağrısında bulundu. Londonderry, Antrim, Newtownabbey, Ballymena, Bangor ve Belfast gibi çeşitli bölgelerde toplanan gruplardan bazıları barışçıl gösteriler yaparken, bazı bölgelerde şiddet olayları yaşandı. Ballyclare'de bir Türk berberinin de aralarında bulunduğu bazı dükkanların camları kırıldı.
Doğu Belfast'taki Lendrick Street'te tanık olunan olaylarda, yolda bulunan araçlar ateşe verildi ve yangın bir eve sıçradı. Maskeli kişilerin kapıları zorladığı belirtildi. Yaklaşık 100 maskeli kişiden oluşan bir grup, Newtownards Road'da kapıları tekmelerken bazı evlerin camlarını kırdı. Aynı yolda bir çöp konteyneri ve bir otobüs de ateşe verildi. Bu gelişmeler üzerine Belfast'a giden ve Belfast'tan çıkan tüm otobüs seferleri askıya alındı.
Ulster Birlik Partisi (UUP) lideri Jon Burrows, yaşananları 'utanç verici bir manzara' olarak nitelendirerek, Newtownards Road'daki maskeli kişilerin çoğunun genç olduğunu ifade etti. Belfast'ın batısındaki Crumlin Road üzerinde bir polis aracına saldırılırken, bu yolun hemen dışında çok sayıda ev ateşe verildi. Olayların yaşandığı bölgelerde, yanan evlerden çıkan keskin duman ve yakılan çöplerin kokusu havayı kapladı. Newtownabbey'deki Cloughfern kavşağında iki araç ateşe verilirken, Portadown'da bir polis aracı yakıldı.
Bağımsız milletvekili Doug Beattie, ofisine dönerken bir polis aracının yandığını gördüğünü belirterek, tepkinin polise veya masum halka yöneltilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Kuzey İrlanda'dan Sorumlu Devlet Bakanı Hilary Benn, halkı polisin görevini yapmasına izin vermeye çağırarak, yaşanan düzensizliklerin halka zarar verdiğini ve masum hayatları riske attığını vurguladı. Bu tür yıkım ve zorbalığın hiçbir gerekçesi olmadığını ekledi.
Salı günü erken saatlerde, Kuzey İrlanda'nın beş ana partisinin liderleri ortak bir açıklama yaparak 'dehşet verici olayları' kınadıklarını bildirdi. Olayların ardından Kuzey İrlanda birinci bakanı Michelle O'Neill, maskeli grupların aileleri evlerinden çıkarıp evlerini yakmasını 'tam anlamıyla zorbalık' olarak tanımladı. O'Neill, Kuzey Belfast'taki saldırının iğrenç ve yanlış olduğunu ancak bunun masum insanları hedef almak için kullanılmasına yönelik tehlikeli girişimler olduğunu belirtti. Adalet Bakanı Naomi Long ise Kuzey İrlanda'da 'maskeli zorbalara' yer olmadığını ifade etti.
Polis teşkilatının ilk açıklamasına göre, saldırganın Sudanlı olduğu teyit edildi. Olay yerinde bir yemek bıçağı olduğu düşünülen bir nesne bulundu. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, zanlı 2023 yılında Birleşik Krallık'a giriş yaptı ve aynı yıl mülteci statüsü aldı. Zanlının 2028 yılına kadar Birleşik Krallık'ta kalma izni bulunduğu açıklandı. Polis başkomiseri, zanlının Sudan'dan Paris'e, oradan Dublin'e uçtuğunu ve 10 Şubat 2023'te otobüsle Belfast'a geçerek sığınma talebinde bulunduğunu belirtti. Zanlının herhangi bir suç geçmişi olmadığı ve ulusal güvenlik veritabanlarında kaydının bulunmadığı da kaydedildi.