Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Antalya'nın kendine özgü ve kent kimliğini yansıtan güçlü bir simgeye sahip olmadığını belirtti. Öztürk, Akdeniz'deki en büyük Caretta caretta yuvalama alanının Antalya olduğunu hatırlatarak, bu nesli tehlike altındaki deniz kaplumbağasının kentin simgesi olabileceği yönünde bir öneri sundu.
ATSO'nun ağustos ayı meclis toplantısında konuşan Öztürk, Antalya'nın sahip olduğu doğal güzellikler, tarihi doku, kültürel zenginlikler ve turizm potansiyeli ile hem Türkiye'nin hem de dünyanın önde gelen şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. Milyonlarca ziyaretçinin kenti ziyaret ettiğini belirten Öztürk, ancak bir şehrin küresel bilinirliğini ve marka değerini artıran unsurlardan birinin de onunla özdeşleşen semboller olduğunu ifade etti. Uzun yıllardır Antalya için bütünleşmiş bir kent simgesi ihtiyacının konuşulduğunu ancak henüz ortak bir noktaya ulaşılamadığını kaydetti.
Meclis Başkanı Öztürk, bu yıl ekim ve kasım aylarında Antalya'da düzenlenecek olan Uzay Kongresi ve COP31 gibi iki büyük uluslararası organizasyonun görsel materyallerinde Caretta caretta figürünün kullanılmasına dikkat çekti. Bu durumun bir tesadüf olmadığını düşündüğünü belirten Öztürk, Caretta caretta'nın Antalya'nın denizi, sahili ve doğasıyla doğrudan örtüşen bir canlı olduğunu söyledi. Bu canlının, şehrin doğal zenginliğinin ve denizle kurulan bağın bir sembolü olabileceğini dile getirdi. Bu nedenle Caretta caretta'nın Antalya'nın kent simgesi olarak benimsenmesinin ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Öztürk, Caretta caretta'nın Antalya'nın simgesi olarak kabul edilmesi halinde, temsil ettiği denize, sahile ve doğal yaşama da aynı hassasiyetle sahip çıkılması gerektiğini ifade etti. Kıyıların temiz tutulması, deniz kirliliğinin önlenmesi, plastik ve diğer atıklarla mücadele edilmesi ve doğal kıyı dokusunun korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirtti. Caretta caretta'yı korumanın, sadece bir canlıyı değil, aynı zamanda Antalya'nın denizini, sahillerini, doğasını ve geleceğini korumak anlamına geldiğini sözlerine ekledi. Bir kent simgesi konuşulurken, bunun sadece bir logo veya figür belirlemekten ibaret olmadığının unutulmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Caretta caretta'nın Antalya'nın simgesi haline getirilmesiyle dünyaya güçlü bir mesaj verilebileceğini belirten Ahmet Öztürk, Antalya'nın denizine, sahillerine, doğasına ve tüm canlılarına sahip çıkan bir dünya kenti olduğu mesajının iletileceğini ifade etti. Bu nedenle Caretta caretta'nın kent simgesi olarak değerlendirilmesi ve konunun hep birlikte tartışılmasının önemine değindi. Doğru bir sembol seçmenin yanı sıra, o sembolün temsil ettiği değerlere sahip çıkmanın da bir sorumluluk olduğunu hatırlattı. Gelecek nesillere bırakılacak Antalya'nın doğasıyla, deniziyle ve kent yaşamıyla güçlü bir şehir olması gerektiğinin altını çizdi.