TBMM KİT Komisyonu'nda Eti Maden'in mali durumu görüşülürken, kurumdaki personel istihdamı da gündeme geldi. YENİ Parti Adana Milletvekili Orhan Sümer, son beş yılda bin 387 işçinin muvazaa davası açtığını belirtti. Sümer, bu davalardan 352'sinin kurum aleyhine kesinleştiğini ve 2024 yılında muvazaa davaları nedeniyle 12.1 milyon TL maliyet oluştuğunu ifade etti. Dava dosyası sayısının bir yılda 38'den 260'a yükseldiğini vurgulayan Sümer, bu artışın nedenlerine dair bilgi talep etti.
Sayıştay temsilcisi de, kurum bünyesindeki işçilik alacağı davalarına dikkat çekti. Sayıştay raporunda, üretimde çalışan işçilere yönelik personel rejiminin muvazaa oluşturmayacak şekilde yeniden düzenlenmesi ve personel istihdamında şirketlerin kullanılmasının değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Eti Maden İşletmeleri Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı Uğur Aydoğan, bazı faaliyetlerin alt işveren aracılığıyla yürütüldüğünü kabul etti. Aydoğan, kurumun ana statüsünde belirtilen faaliyetlerin bir kısmının kadrolu personel ile yapıldığını, ancak mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektiren işlerde ihalelerle hizmet alımının alt işverenler yoluyla karşılandığını bildirdi.
Aydoğan, bazı işlerin ihale yoluyla özel sektöre yaptırılmasının uzun süredir uygulanan bir yöntem olduğunu belirterek, “Hizmet alım işlerinin muvazaalı iş kapsamında değerlendirilmesi, ekonomik ve ticari gereklerle yapılan hizmet alımlarının yapılamaması ve özel sektörün bu alandaki sermaye birikimini kaybetmesi gibi riskler taşımaktadır. Ayrıca, üretim, lojistik ve satış faaliyetlerine ilişkin operasyonel süreçlerin etkin yürütülmesini zorlaştırmaktadır. Muvazaa davalarına konu edilen işçilerin kadroya alınmaları da kuruluşun tabi olduğu mevzuat çerçevesinde mümkün görünmemektedir.” dedi.
Aydoğan, muvazaa davalarına konu olabilecek işlerde çalışan personelin özel bir kanunla kadrolu işçi statüsüne alınması veya bu işlerin kadrolu personel ile yapılabilmesi için girişimlerin sürdürüleceğini sözlerine ekledi.