ABD ve İran arasında, Ortadoğu'da barış sürecinin çerçevesini belirleyen bir mutabakat metni dijital ortamda imzalandı. ABD Başkanı Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran'ın başmüzakerecisi Muhammed Bagher Ghalibaf'ın elektronik imzalarının tamamlandığı belirtildi.
Anlaşmanın dijital olarak onaylandığına dair Tahran'dan henüz resmi bir doğrulama gelmezken, Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen süreç kapsamında Cuma günü Cenevre'de bir imza töreni düzenlenmesi planlanıyor. Cuma günü imzalanacak olan mutabakatın, Ortadoğu'da barışın tesisine zemin sağlaması umut ediliyor.
Dünya başkentleri, ABD ve İran'a yönelik açıklamalarda bulunarak, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını sağlama ve savaşın sona erdirilmesine dönük adım atmaya kararlılıkla devam etme çağrıları yaptı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD-İran uzlaşısını, "Bu, çatışmanın barışçıl bir şekilde çözülmesi yolunda atılmış kritik bir adımdır" olarak nitelendirdi. Guterres, derhal ve kalıcı bir ateşkesin sağlanmasını ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını öngören barış mutabakatına varılmasından dolayı ABD ve İran'ı tebrik etti. Ayrıca, bu mutabakatın sağlanmasına katkıda bulunan Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve diğer bölge ülkelerine de teşekkürlerini iletti.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, uzlaşının memnuniyetle karşılandığını belirterek, "Şu anki öncelik, anlaşmanın tüm taraflarca süratle ve eksiksiz bir şekilde hayata geçirilmesidir" dedi. Von der Leyen, Hürmüz Boğazı'nın derhal yeniden açılması ve seyrüsefer özgürlüğünün herhangi bir ücret olmaksızın yeniden tesis edilmesinin bölgesel istikrar ve küresel ekonomi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Avrupa Komisyonu Başkanı ayrıca, mutabakatın Ortadoğu'da barış ve güvenliğe dair daha kapsamlı müzakerelerin önünü açtığını ifade ederken, "Elbette, Lübnan alevler içindeyken Ortadoğu'da barış sağlanamaz. Avrupa, tüm taraflara bir kez daha Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeleri ve gerçek bir ateşkesi uygulamaya koymaları çağrısında bulunmaktadır" mesajını verdi.
İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya'nın oluşturduğu E4 ülkeleri de ortak bir açıklama yayımlayarak, bu durumun bölgesel istikrarı yeniden tesis etmek ve küresel ekonomiyi dengelemek için bir fırsat anı olduğunu belirtti. Açıklamada, "Bu çabayı desteklemeye hazırız" denilerek, Hürmüz Boğazı'nın koşulsuz ve sınırsız seyir özgürlüğü ile acilen yeniden açılması gerektiğine vurgu yapıldı. İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği ifade edilen açıklamada, İran'ın nükleer programı ile ilgili somut ve doğrulanabilir adımlar atması halinde yaptırımların kaldırılacağı mesajı verildi. E4 ülkeleri, Lübnan'ın istikrarına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteklerini teyit etti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, mutabakatın küresel ekonominin yeniden canlanmasının ve daha güvenli bir Ortadoğu'nun tesis edilmesinin önünü açabileceğine dikkat çekerek, "mutabakatın kararlılıkla uygulanmasının hayati önem taşıdığına" vurgu yaptı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Avustralya Başbakanı Anthoney Albanese, Avusturya Başbakanı Christian Stocker, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Japonya Başbakanı Sanaa Takaichi gibi birçok lider de benzer açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın Cuma günü resmen imzalanana kadar gerilimlerin tırmandırılmasından kaçınılması çağrısında bulundu. Erdoğan, "İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum" ifadelerini kullandı.