ABD, Filistin liderliğine Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu başkan yardımcılığı adaylığından çekilmesi yönünde baskı yapılması talimatını verdi. Washington yönetimi, bu görevin Filistinlilere Ortadoğu'ya ilişkin üst düzey tartışmaları yönetme imkanı tanıyabileceği endişesini taşıyor.
Guardian'ın ele geçirdiği 19 Mayıs tarihli Dışişleri Bakanlığı belgesine göre, ABD'nin Kudüs Büyükelçiliği'ne, Filistin Yönetimi liderlerine 22 Mayıs'a kadar adaylıktan çekilmeleri yönünde baskı yapmaları emredildi. Belgede, uyulmaması halinde 'sonuçları olacağı' uyarısı yapıldı.
Trump yönetimi, Filistin devletine yönelik tüm adımlara karşı çıkarken, BM'deki Filistin gözlemci misyonunu, 2 Haziran'da yapılacak seçimlerle belirlenecek 16 başkan yardımcılığı pozisyonundan birinden çekilmeye zorlamayı hedefliyor. ABD misyonunun, Filistinlileri geri adım atmaları için defalarca ikna etmeye çalıştığı belirtildi.
Belgede, 'En kötü senaryoda, bir sonraki Genel Kurul Başkanı, Filistinlilere Ortadoğu ile ilgili üst düzey oturumlara başkanlık etme konusunda yardımcı olabilir' ifadesi yer aldı. Bu durum, Eylül ayında New York'ta planlanan bir dizi zirve ve lider konuşmalarını kapsayan UNGA81 yüksek düzeyli haftasına işaret ediyor.
Filistinliler şu anda Asya-Pasifik grubu listesindeki dört delegasyondan biri olarak aday gösteriliyor. Başkan yardımcılığı rolü başkanlığa göre daha az öne çıksa da, belgede başkan yardımcılarının Genel Kurul oturumlarını denetlemekle görevlendirilebileceği kaydedildi.
Belgede ayrıca, uzun süredir Filistin misyonunun temsilcisi olan Filistinli diplomat Riyad Mansur'un, ABD'nin lobi faaliyetleri sonrası Şubat ayında Genel Kurul başkanlığı adaylığından çekildiği ve Washington'ın bu hamlenin 'konunun ciddiyetini anladığını ve yapıcı olmak istediğini gösterdiğini' belirttiği ifade edildi.
Bu durumun, başkan yardımcılığı adaylığı ile sorgulandığı ve Filistin Yönetimi'nin 'sembolik atamalara' öncelik verdiği iddia edildi. Adaylığın, ABD liderliğindeki Gazze yeniden yapılanma planı olan 'Başkan Trump'ın Kapsamlı Planı'nı baltaladığı öne sürüldü. Plan, ABD öncülüğünde kurulan Barış Kurulu'nu içeriyordu.
Belgeye göre, 'Mansur için bir zorbalık kürsüsü Filistinlilerin hayatını iyileştirmez ve ABD'nin Filistin Yönetimi ile ilişkilerine ciddi zarar verir. Kongre bunu son derece ciddiye alacaktır.' ifadesi kullanılarak, 'Açık olmak gerekirse. Filistin delegasyonu başkan yardımcılığı adaylığını çekmezse Filistin Yönetimi'ni sorumlu tutacağız ve sonuçları olacaktır' denildi.
Belge, iki spesifik tehdidi de önerdi. Ağustos ayında, önceki BM zirvesi haftasından önce Trump yönetiminin Filistinli yetkililerin tüm vizelerini reddettiği ve iptal ettiği, ancak birkaç gün sonra misyonda görevli yetkililer üzerindeki kısıtlamaları kaldırdığı hatırlatıldı. Belgede, 'Mevcut seçenekleri tekrar gözden geçirmek zorunda kalmak talihsiz olurdu' denilerek, Filistin BM misyonu yetkililerinin vizelerinin iptal edilmesi tehdidine atıfta bulunuldu.
Ayrıca, 'eğer gündeme gelirse' başlığı altında, ABD'li diplomatlara, Filistinlilerin anlaşmazlıkları mahkemelere taşıyarak uluslararasılaştırmadan 'iyi niyetle müzakere etmemeleri' halinde, İsrail hükümeti tarafından alıkonulan vergi ve gümrük gelirlerini geri alma konusunda ilerleme kaydedemeyecekleri hatırlatıldı.
Filistin Yönetimi gelirlerinin %60'ını oluşturan bu fonlar, Ekim 2023'teki Gazze savaşı başlangıcından bu yana büyük ölçüde İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich tarafından dondurulmuş durumda. Smotrich, Filistin Yönetimi'nin yıkılmasını savunmuştu. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Smotrich hakkında tutuklama emri talep ettiği bildirildi.
Smotrich'in hangi suçlarla itham edildiği belirtilmedi, ancak Batı Şeria'da yerleşimlerin genişletilmesi ve Filistinlilerin yerinden edilmesindeki rolü nedeniyle UCM'nin incelemesi altındaydı. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan konuyla ilgili yorum talep edildi.