Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Adalet Bakanlığı, Küba'nın eski Devlet Başkanı Raúl Castro hakkında, 1996'da iki sivil uçağın düşürülmesi ve ABD vatandaşlarının ölümüne yol açılması gerekçesiyle resmi iddianame düzenledi. Bu gelişme, ABD ile Küba arasındaki yaklaşık 70 yıllık gerilimi yeni bir boyuta taşıdı.
Küba'nın bağımsızlık gününde açıklanan iddianame, Donald Trump yönetiminin Küba üzerindeki baskıyı artırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Trump yönetimi, son haftalarda Küba'ya yönelik sert söylemleriyle dikkat çekmişti.
Raúl Castro hakkındaki iddianame, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun devrilmesine benzer bir askeri harekat veya özel kuvvetler operasyonu için yasal zemin hazırlığı olarak yorumlanıyor. ABD askeri istihbarat uçaklarının Küba kıyıları yakınlarındaki uçuşlarını artırması da bu ihtimalleri güçlendiriyor.
İddianamenin dayanağını, federal savcıların 1990'lardan bu yana yürüttüğü bir soruşturma oluşturuyor. 1996'da Küba jetleri tarafından düşürülen ve dört kişinin hayatını kaybettiği iki silahsız sivil uçakla ilgili soruşturma, dönemin Savunma Bakanı olan Raúl Castro'ya kadar uzanıyor. Bu davanın arkasında, Panama lideri Manuel Noriega'yı mahkum ettiren hukuk ekibinin ve Küba kökenli ABD'lilerin lobi faaliyetlerinin bulunduğu belirtiliyor.
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD'nin bu adımını sert bir dille eleştirerek, "imparatorluğun küstahlığı ve çaresizliği" olarak nitelendirdi. ABD'li uzmanlar ise bu hamlenin Küba liderliğini daha da katılaştırabileceği uyarısında bulunuyor. ABD seçmeninin ise yaklaşan ara seçimler öncesinde Küba ile yeni bir çatışmaya sıcak bakmadığı ifade ediliyor.