Türkiye'de artan maliyetler, kuraklık ve yetersiz destek politikaları, çiftçilerin topraklarını satmasına neden oluyor. Üretimden çekilen çiftçilerin arazileri, özellikle Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yatırım amacıyla el değiştiriyor. Verimli tarım arazileri ve zeytinlikler, villa projeleri, hobi bahçeleri ve rant odaklı yatırımların hedefi haline geliyor. Anadolu ve Güneydoğu bölgelerinde ise borç yükü altındaki çiftçiler, tarlalarını satışa çıkarmak zorunda kalıyor.
Tarım ekonomisti Tayfun Özkaya, 1980'lerden bu yana uygulanan neoliberal tarım politikalarının çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirtti. Kimyasal gübre, mazot, şirket tohumları ve yoğun su kullanımına dayalı endüstriyel tarımın maliyetleri yükselttiğini ifade eden Özkaya, destekleme politikalarının zayıflatılmasıyla çiftçinin gelir kaybettiğini vurguladı.
Özkaya, çözümün agroekolojik üretim modelinde yattığını savundu. Çiftçinin aracısız satış yapabileceği kooperatiflerin ve topluluk destekli tarım modellerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. İklim kriziyle mücadelede anıza ekim, minimum toprak işleme ve biyokömür gibi yöntemlerin önemine dikkat çeken Özkaya, anıza ekim sistemiyle mazot tüketiminin beşte bire kadar düşebileceğini belirtti.
Üreticilerin zarar etmeleri nedeniyle topraklarını satmak zorunda kaldığını dile getiren Özkaya, büyük şirketlerin ise yoğun kimyasal kullanımına dayalı üretimi sürdürdüğünü söyledi. Bu durumun ekolojik yıkımı ve halk sağlığı risklerini artırdığını ifade etti. Özkaya'ya göre, tarımsal desteklerin yasal sınır olan milli gelirin yüzde 1'ine bile ulaşmadığını belirterek, çözümün kamusal planlama, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve gıda egemenliğini esas alan yeni bir tarım politikası olduğunu savundu. Türkiye'nin ithalata dayalı politikalar yerine yerel üretimi güçlendiren bir modele yönelmesi gerektiğini vurgulayan Özkaya, kamu iktisadi kuruluşları ve kooperatiflerin yeniden güçlendirilmesini istedi. Çiftçinin eline geçen fiyatları doğrudan artıracak bir destekleme sistemi kurulması gerektiğini, kooperatiflerin soğuk hava deposu ve işleme tesisi gibi altyapılarının desteklenmesi gerektiğini belirtti.