Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eşel mobil uygulamasından kaynaklanan gelir kaybına rağmen vergi gelirlerinin geçen yıla göre yaklaşık %56 arttığını bildirdi. Şimşek, %3,5'luk bütçe açığı/GSYH oranının hala erişilebilir bir hedef olduğunu belirtti.
Bloomberg'e konuşan Bakan Şimşek, gündemlerinde yeni bir vergi artışı olmadığını vurguladı. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların enflasyon hedefiyle uyumlu seyredeceğini kaydetti. Yılın ilk dört ayında bütçe gelirlerinin geçen yılın aynı dönemine göre yıllık %54,3 arttığını, bunun enflasyonun oldukça üzerinde olduğunu ifade etti. Vergi gelirlerinin de aynı dönemde %55,6 oranında arttığını anlatan Şimşek, bu kalemde yıl sonu hedefinin %31,6'sına ulaşıldığını söyledi.
Kurumlar vergisi ve gelir vergisindeki artışların etkili olduğunu belirten Şimşek, akaryakıt üzerinden alınan ÖTV'nin ise ilk 4 ayda %3 gerilediğini açıkladı. Petrol fiyatlarının 100 dolar üzerinde kalması halinde vergi kaybının 600 milyar TL'yi aşabileceğine işaret etti. Şimşek, bütçe açığı öngörüsünün %3,5 olduğunu, bu seviyelerde iyileşme olmazsa %4 civarına çıkabileceğini ancak hedeflerinin %3,5'te tutmak için çaba göstermek olduğunu dile getirdi.
Yılın geri kalanında harcama disiplinini koruyacaklarını vurgulayan Şimşek, bütçe hedeflerinin hala ulaşılabilir olduğunu belirtti. Eşel mobil sistemi nedeniyle oluşan ek bütçe yükünü tolere edecek yeni bir vergi çalışması olup olmadığı sorusuna, 'Gündemimizde şu anda herhangi bir yeni vergi çalışmamız yok' yanıtını verdi. Mart ve nisan ayı enflasyon rakamlarının beklentileri aşmasının ardından yönetilen-yönlendirilen fiyatlarla ilgili yıl ortasında yeni bir politika belirlenip belirlenmeyeceği sorusu üzerine, bu fiyatlarda enflasyon hedefleriyle tutarlı kalmayı sürdüreceklerini söyledi.
Döviz talebine ilişkin bir soru üzerine Şimşek, politikalarının değişmediğini altını çizdi. Savaş döneminden sonra vatandaşların nette 610 milyon dolar sattığını belirtti. Altın fiyatlarının düştüğü dönemde altına talep olduğunu ancak euro ve dolar anlamında bir talep olmadığını ifade etti. Geçmiş şoklara oranla, altını bir kenara bırakırsak savaşın başından bu yana dövize bir talep olmadığını ekledi.