🇺🇸 USD 46,11₺
🇪🇺 EUR 53,22₺ ▲0.05%
🥇 ALTIN 6.303₺ ▼0.04%
BTC 2,85M₺ ▼2.72%
10 Haziran 2026, Çarşamba |
Dünya

Çin Lideri Xi Jinping'in Kuzey Kore Ziyareti: Dostluk mu, Nüfuz Mücadelesi mi?

Çin lideri Xi Jinping'in Kuzey Kore ziyareti, iki ülke arasındaki karmaşık ilişkiyi ve Beijing'in bölgesel nüfuz mücadelesini gözler önüne seriyor. Ziyaretin temel amacı dostluktan çok, stratejik çıkarları korumak ve Moskova-Pyongyang yakınlaşmasını dengelemek olarak görülüyor.

İmza: Gebze Ekspres Dünya Servisi Yayın: 👁 18,133
Çin Lideri Xi Jinping'in Kuzey Kore Ziyareti: Dostluk mu, Nüfuz Mücadelesi mi?

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, stratejik öneme sahip ancak öngörülemeyen komşusu Kuzey Kore'yi ziyaret ediyor. İki ülke arasındaki ilişki, Kore Savaşı'na dayanan ve sıklıkla 'kanla yoğrulmuş' olarak tanımlanan bağlara sahip olsa da, son yıllarda karşılıklı güvensizlik ilişkileri zorlamıştır.

Beijing yönetimi, sınırında istikrarı sağlamayı ve Pyongyang üzerinde nüfuz sahibi olmayı hedeflerken, Kuzey Kore'nin nükleer emellerinin tetiklediği krizlere sürüklenmekten kaçınmak istemektedir. Bu bağlamda Xi'nin ziyareti, dostluktan çok bir nüfuz mücadelesi olarak değerlendirilmektedir. Seul yönetimi, Çin'in Kuzey Kore ile Amerika Birleşik Devletleri arasında arabulucu konumuna gelmeye çalışabileceğini düşünse de, Beijing'in farklı motivasyonları olabilir.

Batılı diplomatik kaynaklar, Çin'in Pyongyang ve Moskova arasındaki artan ortaklıktan giderek daha fazla endişe duyduğunu belirtiyor. Xi'nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmenin ardından, özellikle Çin'in küresel sahnede artan varlığı göz önüne alındığında, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'u da kontrol altında tutmak isteyebileceği düşünülmektedir.

Son yıllarda Pekin ve Pyongyang arasındaki ilişkilerde gözle görülür bir soğuma yaşanmıştır. Diplomatik ilişkilerin 75. yıl dönümü olan Ekim 2024'te dahi iki tarafın kutlamaları mütevazı geçmiş, üst düzey temaslar sınırlı kalmıştır. Bu durum, Pyongyang'ın Moskova ile giderek ısınan ilişkisinin tam tersi bir seyir izlemiştir.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Kuzey Kore, Putin ile askeri işbirliğini genişletmiş ve 2024'teki Putin'in Pyongyang ziyareti sırasında karşılıklı savunma anlaşması imzalanmıştır. Birleşmiş Milletler yaptırımlarına rağmen, Kuzey Kore'nin Rusya'ya mühimmat sağladığı ve karşılığında petrol ile yardım aldığı iddiaları, hem Washington hem de Pekin'de endişelere yol açmıştır.

Carnegie Endowment for International Peace'ten nükleer politika uzmanı Ankit Panda'ya göre, Çin, Moskova ve Pyongyang arasındaki hızlı yakınlaşma döneminde Kuzey Kore ile ilgili çıkarlarının korunmasını güvence altına almak istemektedir. Çin'in Kuzey Kore ile resmi bir savunma anlaşması bulunması, Rusya'nın Pyongyang üzerindeki etkisinin artması senaryosunu Beijing için olumsuz kılmaktadır.

Çin, bu durumu tersine çevirmek adına adımlar atmıştır. Xi Jinping, geçen yılın sonlarında Kim Jong Un'u Pekin'deki bir askeri geçit törenine davet ederek, onu Putin ile birlikte ön planda ağırlamıştır. Bu görüşme, altı yıl sonra gerçekleşen ilk resmi zirve olmuştur. Xi, iki lideri 'ortak bir kaderle birbirine bağlı iyi komşular, iyi dostlar ve iyi yoldaşlar' olarak nitelendirmiş ve daha yakın stratejik koordinasyon çağrısında bulunmuştur. Ancak kamuoyuna yapılan açıklamalarda Kuzey Kore'nin nükleer silahlarına değinilmemiştir.

Harvard Üniversitesi Asya Merkezi'nden ziyaretçi akademisyen Lee Seong-hyon, Çin'in Pyongyang ve Moskova arasındaki artan ortaklığa ilişkin 'karışık duygular' içinde olduğunu belirtmektedir. Bir yandan bu ortaklığın Washington'ı meşgul etmesi ve ABD stratejisini karmaşıklaştırması dolaylı olarak Çin'e fayda sağlarken, diğer yandan Rusya ve Kuzey Kore arasındaki askeri işbirliğinin genişlemesi ABD, Japonya ve Güney Kore'den daha güçlü bir üçlü askeri tepkiyi tetikleyebilir ve bu da Pekin'i endişelendirebilir.

Bu nedenle Çin, Pyongyang'ın nükleer programını açıkça desteklememektedir, zira bu durum bölgedeki ABD varlığını ve ittifaklarını artıracaktır. Ancak Çin, bu konuyu doğrudan ele almaktan da kaçınmaktadır. 2022'de Çin ve Rusya, Kuzey Kore'nin füze denemeleriyle ilgili ABD liderliğindeki Birleşmiş Milletler yaptırım kararını veto etmiştir. Center for Strategic and International Studies'den Victor Cha'ya göre, Çin'in Pyongyang'ın nükleer programına karşı güçlü bir duruş sergilemesi, Kuzey Kore'yi daha fazla Putin'in kollarına itecektir.

Kim Jong Un da en büyük yardım kaynağı olan Çin'i yabancılaştıramaz. Geçen yıl Çin'in Kuzey Kore'ye ihracatı yaklaşık 2,3 milyar dolarla son altı yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Pekin ve Pyongyang arasındaki yolcu tren seferleri de altı yıllık bir aranın ardından bu yılın başlarında yeniden başlamıştır. Analistler, bu adımların Beijing'in Pyongyang'ı kendi yörüngesine çekme çabasının bir parçası olduğunu belirtmektedir.

Kim için bu pragmatik bir tercihtir. Ukrayna'daki savaş sona ererse, Rusya'nın Kuzey Kore desteğine olan ihtiyacı azalabilir. İzolasyon içindeki Putin'in aksine Xi Jinping, dünya liderlerini Pekin'de ağırlamaktadır. Bu nedenle Kim, zayıflayan bir ortağa güvenmekle kalmamak için durumu güvence altına almak istemektedir.

İlgili Haberler

📊 Döviz Kurları
🇺🇸 USD
46,1066₺ − 0,00%
🇪🇺 EUR
53,2157₺ ▲0.05%
🇬🇧 GBP
61,6678₺ ▲0.27%

Hava Durumu

🌤
19.7°C
Çoğunlukla açık
Hissedilen
19.9°
Min/Max
19°/26°
Nem
83%

♈ Günün Burçları

09 Haziran 2026