Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran'a yönelik saldırılarla başlayan krizin küresel ekonomiye etkilerine dikkat çekti.
Erdoğan, akaryakıt fiyatlarındaki dengesizlik, enflasyonun küresel tırmanışı, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın çok katmanlı bir belirsizlik yarattığını belirtti. Bu durumun, dünyayı bir tsunami gibi vuran şok dalgalarının yol açtığı tahribatın boyutlarının tam olarak kestirilemediği bir tablo oluşturduğunu ifade etti.
İran savaşı ile birlikte bu durumun tahammül sınırlarını aştığını ve küresel ekonomik refah açısından tahripkâr boyutlara ulaştığını vurgulayan Erdoğan, krizlerden menfaat devşiren unsurların da bu noktada büyük rol oynadığını söyledi. Türkiye'nin, küresel ekonomiyle bütünleşmiş bir ülke olarak dış gelişmelerden etkilendiğini ancak 23 yıldır ekonomi, yatırımlar, güvenlik, enerji, ticaret ve turizm gibi alanlarda atılan adımlar ve alınan tedbirler sayesinde bu etkileri asgari düzeyde tuttuğunu kaydetti.
Erdoğan, Türkiye'yi savaşa çekme tuzaklarına karşı soğukkanlılığın korunduğunu ve ülkenin etrafındaki istikrarsızlığa rağmen bölgenin istikrar adası olarak temayüz ettiğini dile getirdi. Savaş öncesi döneme dönüşün zaman alacağını ancak Türkiye'nin eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğini sözlerine ekledi.
Ayrıca, beşincisi düzenlenen SAHA 2026 fuarının savunma sanayii alanındaki yetenekleri ve vizyonu ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, fuarda 120 ülkeden 1700'ün üzerinde firmanın katıldığını, 200'den fazla yeni ürün tanıtıldığını ve 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldığını bildirdi. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmının ihracata yönelik anlaşmalardan oluştuğunu söyledi.
Erdoğan, 50 farklı ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen Efes 2026 Tatbikatı'nın dostlara güven, hasımlara korku verdiğini de sözlerine ekledi.