Eğitim Gücü Sendikası tarafından TÜİK'e karşı açılan enflasyon verilerine ilişkin dava sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Haziran 2024 dönemine ait enflasyon rakamlarının hukuki geçerliliğinin sorgulandığı davada, mahkemenin verdiği karar sendika tarafından eleştirildi.
Dava sürecinde Avukat İ.N.N. tarafından sunulan itirazlarda, açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) kira artışlarından kamu görevlilerinin maaş zamlarına kadar geniş bir ekonomik etki alanı olduğu belirtildi. Mahkeme, TÜFE verisinin bir idari işlem olduğuna hükmetti. Ancak TÜİK, 5429 sayılı Kanun'un 13. maddesini gerekçe göstererek, perakende şirketleriyle yapılan protokolleri ve internet üzerinden elde edilen fiyat verilerini mahkeme ile paylaşmayı reddetti.
Eğitim Gücü Sendikası tarafından yapılan açıklamada, kurumun şeffaflık ilkesine aykırı hareket ettiği savunuldu. Açıklamada, kamuya açık internet fiyatlarının dahi gizli veri olarak nitelendirildiği ve mahkemeye ham veriler yerine sadece şifrelenmiş ürün görsellerinin sunulduğu iddia edildi. Şirket isimleri veya kişisel verilerin anonimleştirilerek verilerin mahkemeye sunulabileceği ifade edildi.
Mahkemenin, veri bütünlüğü sağlanamadığı gerekçesiyle enflasyon rakamlarının hukuka uygunluğunu denetleyemediği ve bu durumun 'hukuka uygunluk karinesi' üzerinden davayı reddetmekle sonuçlandığı bildirildi. Sendika yetkilileri, bu durumu şeffaflık ve bilgi edinme hakkı açısından olumsuz bir tablo olarak değerlendirdi. Davanın, verilerin gizlenmesine dayanak gösterilen kanun maddesinin Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi'ne taşınacağı belirtildi.