Azerbaycan'ın eski Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov'un, Türkiye-Ermenistan sınırının 7 Haziran'daki Ermenistan seçimlerinin ardından anayasa değişikliğiyle açılacağına dair açıklamaları diplomatik çevrelerde tartışmalara yol açtı. Bu gelişmeler üzerine emekli büyükelçi Akıncı, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türk Devletleri Teşkilatı'nın ilk Genel Sekreteri olarak Azerbaycan'ı vatanı olarak gördüğünü belirten Akıncı, Türkiye-Ermenistan sınır kapılarının açılması konusunda bazı belirsizliklerin bulunduğunu ifade etti. Akıncı, bu konunun hem Azerbaycan hem de Türkiye makamlarınca aydınlatılmasını talep etme hakkı olduğunu düşündüğünü dile getirdi.
Mevcut durumda Türkiye'nin Ermenistan ile doğrudan ticaret yapmaya başladığını ve Azerbaycan'ın da Ermenistan'a yakıt sağladığını hatırlatan Akıncı, Ermenistan'ın ihtiyaçlarını sınır kapıları açıkmış gibi karşılama imkanına sahip olduğunu belirtti. Bu bağlamda, Türkiye-Ermenistan sınır kapısının kapalı kalmasının yaptırım gücünü sorgulayan Akıncı, her iki ülkenin de Zangezur Koridoru'nu açma ve ABD yönetiminde bir an önce faaliyete geçirme konusunda kararlı olduğunu vurguladı.
Ermenistan'da anayasa değişikliğinin zaman alan bir süreç gerektirdiğini belirten Akıncı, Zangezur Koridoru bu değişiklik yapılmadan önce işler hale gelirse Türkiye kapısının kapalı kalıp kalmayacağını sordu. Akıncı, bu durumda koridorun Türkiye'yi aşarak Akdeniz'e ve Avrupa'ya nasıl ulaşacağını sorguladı. Ermenistan seçimlerine başbakan adayı olarak girecek siyasetçiler arasında anayasa değişikliği taahhüdünde bulunan ve diaspora ile kiliseyi karşısına almaktan çekinmeyen Paşinyan'dan başka bir ismin olup olmadığını da gündeme getirdi. Azerbaycan-Ermenistan anlaşmasının yapıldığı ve Zangezur Koridoru'nun bir an önce açılmasının kararlaştırıldığı bir ortamda, sınır kapısının mecburen açılmasının bir zaman meselesi olduğunu savunan Akıncı, sınır kapısının Ermenistan seçimlerinden önce açılarak Paşinyan'a destek verilmesinin mahzurunu sordu.