Ermenistan'da iktidarda olan Avrupa yanlısı Sivil Anlaşma Partisi, parlamento seçimlerini kazanarak ülkenin Rusya ile geleneksel bağlarını zayıflatıp Avrupa'ya yönelme eğilimini pekiştirdi. Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki partinin, Rus-Ermeni milyarder Samvel Karapetyan'ın liderliğindeki Güçlü Ermenistan ittifakının oyların %25'ini aldığı seçimlerde kıl payı çoğunluğu elde ettiği açıklandı.
Bu sonuç, Brüksel'de memnuniyetle karşılanırken Moskova'da ise endişeyle izleniyor. Sonuçlar, Paşinyan'ın Ermenistan'ın uzun süredir rakibi olan Azerbaycan ile barış anlaşması imzalama ve Türkiye ile ilişkileri normalleştirme gibi siyasi açıdan hassas hedeflerini takip etmesinde elini güçlendirecek. Paşinyan, seçim merkezi önünde yaptığı açıklamada, "Ermenistan halkı barış, bölgesel refah ve bölgesel işbirliği için oy kullandı. Bunun Türkiye ve Azerbaycan'dan olumlu bir yanıt bulacağını umuyorum" dedi.
Paşinyan, Ermenistan'ın Rusya liderliğindeki Avrasya Ekonomik Birliği üyeliğini sürdürürken Batı ile bağlarını derinleştirmeye devam edeceğini belirtti. 2018'deki Kadife Devrim ile iktidara gelen ve Ermenistan'ın oligarşik sistemini yıkma vaadinde bulunan Paşinyan, komşularıyla on yıllardır süren çatışmalara son vermenin ekonomik fırsatlar yaratacağına, güvenliği artıracağına ve Rusya'ya bağımlılığı azaltacağına inanıyor. Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurma arzusunu dile getiren Paşinyan, ülkesinin geleceğinin Batı ile daha derin entegrasyonda yattığını ifade etti.
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas, Ermenistan halkının ağır Rus baskısına rağmen bir "Avrupa geleceğini" seçtiğini belirterek, halkın bu tercihinin memnuniyet verici olduğunu ve AB'nin gelecekteki reformlarda Ermenistan'a mümkün olduğunca yardım etmeye çalıştığını söyledi. ABD'nin de Ermenistan ve Azerbaycan arasında barış anlaşması sağlama çabalarında giderek daha belirgin bir rol üstlendiği belirtildi.
Pazar günkü seçimler, Ermenistan'ın 2023'te Dağlık Karabağ'ı Azerbaycan'a kaptırmasının ardından yapılan ilk ulusal seçim oldu. Muhalefet, bu kaybı Paşinyan'ın başarısızlığı olarak göstererek, kendisini Ermeni topraklarını düşmanlarına teslim etmekle suçladı. Paşinyan ise Karabağ'ın peşinde koşmanın ülkeyi sürekli çatışmaya ve Rusya'ya bağımlılığa hapsettiğini savunarak, bu acı verici dönemi daha güvenli ve müreffeh bir gelecek için gerekli bir başlangıç noktası olarak sundu.
Ancak Paşinyan, Azerbaycan'ın nihai barış anlaşmasının imzalanması için kritik bir koşul olarak gördüğü, anayasadaki Dağlık Karabağ üzerindeki Ermenistan'ın toprak iddialarını ima eden ifadelerin kaldırılmasına yönelik referandum çağrısı yapma çoğunluğunu sağlayamadı. Erivan'dan bir esnaf olan Lilit Mkrtchyan, Paşinyan'ın zaferinin "Ermenistan'a barış ve istikrar getireceğini" umduğunu dile getirdi. Savaşlardan yorulduklarını ve oğlunun askere çağrılacağından endişe etmeyeceği, gelişen, refah içinde bir Avrupa ülkesi olmak istediklerini belirtti.
Paşinyan'ın politikaları, Ermeni siyaseti ve ekonomisi üzerinde uzun süredir nüfuz sahibi olan Moskova'nın hedefi haline gelmesine neden oldu. Birçok Ermeni, Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'ı ele geçirmesi sırasında Rusya'nın yardım etmemesinden duyduğu hayal kırıklığı nedeniyle Rusya ile ilişkilerde soğukluk yaşadı. Bu durum, Paşinyan'ın Rusya ile olan ilişkilerde en dramatik kopuşu işaret ederek, Rusya'nın da dahil olduğu altı eski Sovyet devletinin Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'ndeki katılımını askıya almasına yol açtı. Seçim öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, AB üyeliği için resmi başvuruda bulunmayan Ermenistan'ın Ukrayna ile aynı yoldan gittiğini söylemişti. Ermeni yetkililer ve analistler, Rusya'yı Rusya yanlısı adayları desteklemek amacıyla dezenformasyon kampanyaları yürüterek ve Rusya'da yaşayan Ermenileri oy kullanmak üzere ülkeye geri göndererek seçimlere müdahale etmeye çalışmakla suçladı.