Tunceli'de 2020 yılında kaybolan G.D.'nun dosyası, Tunceli Başsavcılığı'nın talimatıyla yeniden açıldı. Başsavcı Ebru Cansu'nun talimatıyla Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) bünyesinde özel bir ekip kuruldu. Ekip, Doku'nun kaybolmadan önceki ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm güvenlik kamerası (KGYS) ve PTS kayıtlarını topladı.
Dosyaya, Doku'nun yeni görüntüleri dahil olmak üzere toplam 70 KGYS ve 700 saatlik ek güvenlik kamerası görüntüsü eklendi. Görüntülerde, Doku'nun kaybolmadan önce erkek arkadaşı Z.A. ile görüştüğü kafeye nereden geldiği ve oradan öğretmenine nasıl gittiği belirlendi. Başsavcılık ve özel ekip, Doku'nun akıbetini araştırmak için görüntüleri saniye saniye inceledi.
Soruşturma kapsamında HTS ve PTS çalışmaları yapılarak bazı şüpheliler dosyaya dahil edildi. Kayıp dosyasından cinayet soruşturmasına dönen dosyada, 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde operasyonlar düzenlendi. Operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD'de bulunan U.A. için kırmızı bülten çıkarıldı.
Baş şüpheli Z.A.'nın jandarmadaki ifadesi, Doku'nun kaybolmadan hemen önce adım adım izlendiğini ortaya koydu. Ulusal Kriminal Büro'nun teknik incelemeleri, Doku'nun cep telefonunun bir 'etkinlik takibi' (activity tracking) kıskacına alındığını belgeledi. Raporlarda, Doku'nun dijital dünyasındaki her hareketinin, kaybolmadan önceki kritik saatlerde mercek altına alındığı tespit edildi.
G.D.'nun telefonundaki hareketliliğin 4 Ocak 2020 saat 22.21'de kaybolmadan bir gece önce başladığı ve 5 Ocak 2020'de saat 07.13 ile 10.00 arasında kesintisiz takip kayıtlarının bulunduğu belirlendi. Etkinlik kayıtlarının Rusça olması, takip faaliyetinin Z.A. tarafından gerçekleştirildiği şüphesini güçlendirdi.
Sorguda Z.A.'ya, 'Takip edilen bu cihazın G.D.'ya ait olduğu kesinleşmiştir. Genç kızı neden takip etme gereği duydunuz? Mesaj içeriklerine erişim mi sağladınız? Cihaza özel bir takip yazılımı mı yüklediniz ve bu takipler neticesinde hangi mahrem bilgilere ulaştınız?' gibi sorular yöneltildi.
Z.A. ise ifadesinde, Gülistan'ın telefonundaki hesabına yerini bulmak için erişmeye çalıştığını öne sürdü. Gülistan'ın sosyal medya şifrelerini bilmediğini belirten Z.A., "Gülistan'ın telefonunda benim kullandığım Google hesabı kayıtlıydı. Ben de Google hesabımdan Gülistan'ın telefonunun yerini bulmaya çalıştım." dedi. Polislerle de bu hesabı paylaştığını söyledi. Kendisinin 'KYK YURT' şeklinde bir arama yapmadığını ve KYK'nın ne olduğunu bilmediğini iddia etti. Gülistan'ın ise kendi telefonuna mesajlarına ulaşmak için uygulama yüklediğini savundu.