Yaz mevsiminin gelişiyle birlikte ülke genelinde sıcak hava dalgalarının etkisi hissedilmeye başlandı. Bilimsel veriler ve uzman görüşleri, 2026 yılının önceki yıllara oranla çok daha yüksek sıcaklıklarla geçeceğine işaret ediyor. Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, konuya ilişkin yaptığı açıklamada Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Meteoroloji Örgütü'nün ciddi uyarılarda bulunduğunu belirtti.
Sağlık Sisteminde Risk Yönetimi Vurgusu
Sıcak hava dalgalarının geçici bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ahmet Saltık, Türkiye'nin afet sonrası müdahale yerine risk yönetimi odaklı bir stratejiye geçmesi gerektiğini savundu. Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığı ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü arasında bütünleşik bir çalışma modelinin kurulması önerildi. Özellikle sıcaklığın 35 derecenin üzerine çıktığı dönemlerde, meteorolojik veriler ile sağlık başvurularının ortak bir veri tabanı üzerinden takip edilmesi gerektiği vurgulandı.
Risk Grupları ve Yerel Yönetimlerin Rolü
Aşırı sıcakların sağlık sistemleri üzerinde baskı oluşturacağı öngörülürken, acil servislerin ve yoğun bakım ünitelerinin artan talebe göre hazırlanması gerektiği kaydedildi. Yerel yönetimlere de önemli sorumluluklar düşen süreçte; 65 yaş üstü, kronik hastalığı bulunan, yalnız yaşayan ve ekonomik durumu kısıtlı vatandaşların takibinin yapılması gerektiği belirtildi. Bu gruplara yönelik mobil sağlık hizmetlerinin sağlanmasının can kayıplarını azaltabileceği ifade edildi.
İklim Krizi ve Şehir Planlaması
Mevcut durumun artık küresel ısınmadan ziyade bir iklim krizi olduğu hatırlatıldı. Sıcaklık dalgalarının daha sık ve yoğun yaşandığına dikkat çekilirken, kentlerin soğutulması için betonlaşmanın azaltılması ve yeşil alanların artırılması gerektiği dile getirildi. Ayrıca, açık havada çalışan emekçilerin korunması amacıyla sıcak saatlerde çalışma sürelerinin sınırlandırılması ve zorunlu mola uygulamalarının gündeme alınması gerektiği kaydedildi.