Kenevir tohumunun içeriğinde bulunan gama-linolenik asit, kalp sağlığı üzerinde olumlu etkiler göstermektedir. Bu bileşen, vücuttaki iltihaplanma süreçlerini azaltarak bağışıklık sisteminin desteklenmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca tohum, yüksek biyo-yararlanımlı bir protein kaynağı olarak nitelendirilmektedir.
Besin içeriğinde bulunan ideal omega-3 ve omega-6 dengesi, kardiyovasküler düzenin korunmasına katkı sağlamaktadır. Güçlü antioksidan özellikleriyle hücresel yaşlanmanın geciktirilmesi hedeflenmektedir. Yüksek lif oranı sayesinde sindirim sisteminin düzenlenmesi ve uzun süreli tokluk hissi ile kilo kontrolü süreçlerinin desteklenmesi öngörülmektedir.
Kenevir tohumunun tüketim yöntemleri hakkında çeşitli öneriler bulunmaktadır. Tohumlar; salata, yoğurt, çorba, smoothie veya yulaf ezmesi gibi gıdaların üzerine serpiştirilerek çiğ şekilde tüketilebilmektedir. Kabuksuz formlar doğrudan tüketime uygunken, kabuklu bütün tohumların besin emilimini artırmak ve sindirimi kolaylaştırmak amacıyla öğütülerek kullanılması tavsiye edilmektedir. Besin değerlerinin korunması için ısıl işlem uygulanmaması gerektiği belirtilmektedir.
Soğuk sıkım yöntemiyle elde edilen kenevir yağının cilt sağlığı üzerinde de etkileri olduğu gözlemlenmektedir. Cilt kuruluğunun hafifletilmesi amacıyla haricen kullanılabileceği ifade edilmektedir. Ayrıca salata soslarında çiğ olarak tüketilen kenevir yağının; beyin fonksiyonlarını güçlendirmesi, inflamasyonu baskılaması ve genel kardiyovasküler sağlığı koruması beklenmektedir. Yağların besin değerini kaybetmemesi için ısıtılmadan, soğuk olarak tüketilmesi önerilmektedir.