Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, iktidardaki İşçi Partisi toplantısında nükleer kapasitenin artırılacağını duyurdu. ABD ve müttefiklerinden gelen tehditler gerekçe gösterilerek, nükleer gücün geliştirilmesinin mevcut küresel koşullarda tek yol olduğu savunuldu.
Alınan kararlar doğrultusunda, savaş gemilerinin nükleer füzelerle donatılması ve silah üretiminde kullanılan ham madde miktarının iki katına çıkarılması hedefleniyor. Ülkenin nükleer cephaneliğinin katlanarak büyütülmesi planlanırken, askeri envanterin genişletilmesi stratejik bir öncelik olarak belirlendi.
Seul merkezli Sejong Enstitüsü araştırmacılarından P.W., Pyongyang yönetiminin nükleer cephaneliği tek bir askeri müdahale ile yok edilemeyecek kadar dağınık bir yapıya ulaştırmayı amaçladığını belirtti. Ward, Kuzey Kore'nin caydırıcılık kapasitesini artırmak adına strateji değiştirdiğini ifade etti.
Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı H.M. ise Kuzey Kore'nin, ABD nükleer şemsiyesi ve bölgesel ittifaklara karşı koyabilmek adına asgari düzeyin üzerinde bir cephaneliğe ihtiyaç duyduğunu değerlendirdi. Ayrıca, nükleer kuvvetlerin komutasının doğrudan Kim Jong-un'a verilmesiyle ilgili anayasa değişikliğinin, lider kadrosunu korumaya yönelik bir adım olduğu kaydedildi.
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung ve ABD yönetimi nükleerden arındırılmış bir yarımada hedeflese de, uzmanlar Kuzey Kore'nin Rusya ve Çin ile olan ilişkileri sayesinde baskılardan korunduğuna dikkat çekiyor. Sürecin gelecekte silahsızlanmadan ziyade, silah kontrolü müzakerelerine evrilebileceği öngörülüyor.