Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Yasası'nda yapılacak değişikliklere ilişkin görüşmeler devam ediyor. Geçen hafta gerçekleştirilen toplantıya hükümet ve memur konfederasyonlarının temsilcileri katıldı.
Toplantıda, sendikal örgütlenme, toplu sözleşme süreci, işyeri tanımı ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun yapısı gibi konular ele alındı. Sendika temsilcileri, toplu sözleşme müzakere süresinin uzatılması ve sürecin daha katılımcı hale getirilmesi yönündeki taleplerini dile getirdi. Anlaşma sağlanamaması durumunda Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na taşınan sürecin kesinleşmiş kararları bulunuyor. Ancak sendikalar, kurulda çoğunluğun hükümetin belirlediği üyelerden oluşmasına uzun süredir tepki gösteriyor. Konfederasyonlar, Hakem Kurulu'nun yapısının değiştirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı.
Konfederasyonlar ayrıca, "grevli toplu sözleşme" taleplerini yineledi. Toplantılar, Ramazan Bayramı sonrasında da devam edecek. Temsilcilerden, yasa maddelerinde değişiklik yapılması istenen konulara ilişkin somut taleplerini hazırlamaları istendi. Konfederasyonlar, bu konudaki taleplerini bayram sonrası netleştirecek.
Toplantıda, memurların hizmet kollarında çok sayıda küçük sendikanın varlığına dikkat çekildi. Sürekli yeni sendikaların kurulduğuna işaret edilerek, "toplu sözleşme primi" ve "dayanışma aidatı" konuları tartışmaya açıldı. Memur-Sen, yıllardır "dayanışma aidatı" konusunu gündeme getirirken, diğer konfederasyonlar buna karşı çıkıyor. Dayanışma aidatı, sendika üyesi olmayanların veya başka sendikalara üye olanların, yetkili sendikalara aidat ödeyerek toplu sözleşme kazanımlarından yararlanmasını ifade ediyor. Bu konuda bir uzlaşma sağlanamadı.
Daha önce, "küçük sendikaların" kurulmasını engellemek amacıyla toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanmak için yüzde 2 barajını aşan sendikalara üye olma şartı getirilmişti. Ancak Anayasa Mahkemesi, bu yasal düzenlemeyi iptal etmişti. Toplantıda "küçük sendikalar" konusunun yeniden gündeme gelmesi, "baraj sisteminin" tekrar getirilip getirilmeyeceği sorusunu akıllara getirdi.
Ayrıca, toplantılarda görüşülen konuların yasa teklifi haline getirilmesinde son şeklin kim tarafından verileceği konusu da tartışma yarattı. Hükümet temsilcileri, anlaşma sağlanan maddelerin yasa değişikliği teklifinde aynı şekilde yer alıp almayacağı konusunda net bir yanıt veremedi.