Orta Doğu'da yaşanan savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, küresel enerji krizini derinleştirirken, ülkeleri fosil yakıtlardan uzaklaşmaya teşvik ediyor. Bu durum, güneş enerjisi, batarya ve elektrikli araçlar gibi temiz enerji teknolojilerine olan talebi artırıyor. Bu alanda lider konumda bulunan Çin, bu dönüşümden en büyük kazancı elde ediyor.
Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizlik, petrol ve doğal gaz arzında dalgalanmalara neden oluyor. Bu durum, fosil yakıtlara bağımlı ekonomilerde kırılmalara yol açarken, yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırıyor. Enerji araştırma kuruluşu Ember'e göre, özellikle güneş enerjisi, batarya teknolojileri ve elektrikli araçlara olan talepte dikkat çekici bir artış yaşanıyor.
Çin, Mart ayında güneş enerjisi teknolojisi ihracatında tarihi bir rekora imza attı. Aynı dönemde batarya ve elektrikli araç satışlarında da güçlü bir yükseliş kaydedildi. Uzmanlar, Çin'in bu alandaki konumunu, küresel enerji dönüşümünün merkezine yerleştiği şeklinde yorumluyor.
Asya ve Afrika ülkelerinde de güneş paneli ithalatı hızla artıyor. Bu ülkeler, enerji tasarrufu önlemleriyle birlikte yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık veriyor. Ember analistleri, fosil yakıt fiyatlarındaki şokların, temiz enerjiye geçişi geri dönülmez biçimde hızlandırdığı uyarısında bulunuyor.