Türk Tabipleri Birliği (TTB), Gezi Direnişi'nden bu yana toplumsal muhalefete yönelik baskıların arttığını belirtti. Açıklamada, demokratik hak arayışlarının engellenmesi, seçilmiş siyasetçilerin hapsedilmesi ve muhalefetin yargı yoluyla susturulması gibi otoriter uygulamaların yaşamın her alanını etkilediği vurgulandı.
Son olarak CHP Genel Merkezi'nin polis müdahalesiyle boşaltılması sırasında yoğun olarak kullanılan biber gazına dikkat çekildi. TTB, Türkiye'nin de imzacısı olduğu Kimyasal Silahlar Konvansiyonu'na göre, biber gazının kapalı alanlarda, yakın mesafeden veya yoğun şekilde kullanılmasının, onu bir gösteri kontrol aracından çıkarıp yasaklanması gereken kimyasal bir silah haline getirdiğini ifade etti.
Açıklamada, biber gazının pervasızca kullanımının bu baskının somut bir kanıtı olduğu belirtildi. Laikliğin, özgür düşüncenin ve barışın hiçe sayıldığı otoriter iklimin, toplumun fiziksel, ruhsal ve sosyal iyilik hali için en büyük tehdit olduğu kaydedildi.
TTB, tüm bu kuşatmalara karşı büyüyen toplumsal dirençten güç alarak, barışı, laik ve demokratik bir geleceği savunmaya devam edeceğini bildirdi. Açıklamada, "Umut bitmez, iyi hekimlik susmaz. Karanlık gider, Gezi kalır!" ifadeleri kullanıldı.